Gazze'deki mazlum halka umut taşıyan Küresel Sumud Filosu'na İsrail'in müdahalesi, uluslararası sularda yaşanan bir insanlık dramını gözler önüne serdi. Tamamı 54 tekne ve 40 farklı ülkeden 426 aktivisti barındıran filo, İsrail savaş gemileri ve hücum botlarının acımasız müdahalesiyle durduruldu, birçok aktivist alıkonuldu.
UMUT TAŞIYAN GEMİLERE ENGEL
Filoya yönelik müdahaleler, dün sabah saatlerinde başladı. Rotasını değiştiren ve İsrail'in müdahalesini zorlaştırmayı amaçlayan teknelere rağmen, İsrail askerleri engelleme çabalarından vazgeçmedi. NTV muhabiri Melike Şahin'in aktardığı bilgilere göre, İrlanda Cumhurbaşkanı Catherine Connolly'nin kardeşi Margaret Connolly de gözaltına alınanlar arasındaydı. Alıkonulan aktivistler önce bir gözaltı merkezine çevrilmiş gemiye, ardından da Aşdod limanına götürüldü. Bu esnada, filodaki 'Family' isimli hastane gemisi Akdeniz'de seyir halindeyken arızalandı. Neyse ki, Türk Sahil Güvenlik ekipleri hızla müdahale ederek gemiyi kendi kıyılarına çekti ve aktivistlere yardım elini uzattı.
TÜRKİYE'DEN KARARLI DURUŞ
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, X platformu üzerinden yaptığı açıklamayla Sahil Güvenlik ekiplerinin yardım operasyonunu kutladı. Bakan Çiftçi, "Sumud, Gazze’de ablukaya ve zulme karşı toprağına kök salan Filistin halkının sarsılmaz direniş iradesidir," diyerek Türkiye'nin Filistin halkının yanında olduğunu bir kez daha vurguladı. Gazze'nin direnişinin yalnız olmadığını belirten Bakan, "Türkiye, insanlık onurunun, mazlumun yanında duran vicdanın ve haklı mücadelenin her zaman en güçlü destekçisi olmaya devam edecektir," ifadeleriyle dünyaya net bir mesaj verdi. İsrail'in daha önceki müdahalelerinde de aktivistleri alıkoyduğu biliniyor. Bu kez de uluslararası sularda benzer bir saldırı düzenleyerek 177 aktivisti gözaltına almıştı.
ULUSLARARASI TEPKİLER VE ÇAĞRILAR
Meksika, İsrail'in müdahalesi sonrası alıkonulan iki vatandaşının insan haklarına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Meksika Dışişleri Bakanı Roberto Velasco Alvarez, İsrail makamlarından vatandaşlarının insan haklarına saygı gösterilmesini, uluslararası hukuk çerçevesinde korunmalarını ve konsolosluk yetkilileriyle görüşme imkanı sağlanmasını talep etti.



