Fitch Ratings, Türk katılım bankacılığı sektörü hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yapılan değerlendirmede, üç kamu katılım bankasının birleşmesinin kredi notu üzerindeki etkisinin, sürecin nasıl yürütüleceğine, yeni kurulacak yapının iş stratejisine ve sermaye yapısına bağlı olacağı vurgulandı.
BİRLEŞME İLE YENİ FIRSATLAR
Başarılı bir birleşmenin, verimlilik ve karlılığı artırma potansiyeline sahip olduğu belirtilirken, dördüncü bir katılım bankasının halka arz planının da sektöre yeni dış sermaye çekilmesine yardımcı olabileceği ifade edildi. Katılım bankacılığı pazarının toplam bankacılık varlıklarının yüzde 9,5'ini oluşturduğu ve kamu katılım bankalarının bu varlıkların yüzde 4,3'ünü elinde bulundurduğu aktarıldı.
SEKTÖRDEKİ REKABET GÜCÜ
Fitch, güçlü iç sermaye üretimi ve büyüme iştahıyla sektörün bu yılın ikinci yarısında pazar payı kazanmaya devam etmesini bekliyor. Birleşmesi öngörülen Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım bankalarının mart sonu itibarıyla toplam bankacılık sektöründe yüzde 3,4, katılım bankaları arasında ise yaklaşık yüzde 36 pazar payına sahip olduğu bilgisi verildi. Bu birleşme ile ortaya çıkacak yeni yapının, Türkiye'nin en büyük katılım bankası konumuna gelerek daha büyük bir ölçek ve güçlü bir kurumsal yapıyla bağımsız kredi itibarını artırabileceği vurgulandı. Birleşmenin detayları ve takvimi hakkında henüz kesin planların açıklanmadığı ve bu durumun uygulama riskleri doğurabileceği de belirtildi. Geleneksel bankaların sektöre girişinin yanı sıra yeni oyuncuların da büyümeyi destekleyeceği ifade edilirken, Türkiye'nin önde gelen indirim market zincirlerinden BİM'in, 10 milyar lira sermayeyle bir katılım bankası kurmak için yasal onay aldığı hatırlatıldı. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 5 Haziran'da düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde emlak katılımın halka arz edilmesi ve kamu katılım bankalarının birleştirilmesi hedefini de anımsatmakta fayda var.



