İşgalci İsrail'in Filistinli çocuklara yaptığı gözaltı ve tutuklama uygulamalarına dair veriler, uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarında çarpıcı bir şekilde ortaya konuyor.
ÇOCUKLARIN GÖZALTI SÜRECİ
2000 ile 2023 yılları arasında yaklaşık 12 ila 13 bin Filistinli çocuğun İsrail güçleri tarafından gözaltına alındığı tahmin ediliyor. Her yıl ortalama 500 ila 1000 Filistinli çocuğun İsrail'in askeri gözaltı sisteminde tutulduğu belirtiliyor. Uluslararası yardım kuruluşu Save the Children ve bir partner kuruluş tarafından gerçekleştirilen araştırmada, Batı Şeria'nın farklı bölgelerinden 228 eski çocuk tutuklu ile görüşüldü. Araştırmaya göre, çocukların büyük çoğunluğu gözaltı sürecinin ilk anından itibaren ağır fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldılar.
DÖVÜLME VE CİNSEL TACİZ
Raporda yer alan bulgulara göre çocukların yüzde 86'sı gözaltı sırasında dövüldü, yüzde 69'u ise çıplak aramaya maruz kaldı. Çocukların yaklaşık yüzde 42'si gözaltına alınırken yaralandı ve bu yaralanmalar arasında kurşun yaraları ve kırık kemikler de bulunuyor. Çocukların büyük bölümü tehdit, hakaret ve fiziksel şiddet içeren sorgularla karşı karşıya kaldı. Yüzde 70'i tehdit edilmiş, yüzde 60'ı ise sopa veya silah dipçiğiyle vurulmuş durumda. Bazı çocuklar cinsel nitelikli şiddet ve taciz yaşadıklarını da ifade ettiler.
SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİM SORUNU
Gözaltındaki çocuklar, temel hizmetlere erişimde ciddi sorunlar yaşıyor. Görüşülen çocukların yüzde 70'i gözaltı sırasında açlık çektiğini, yüzde 68'i ise hiçbir sağlık hizmeti alamadığını belirtti. Ayrıca, çocukların yüzde 58'i aileleriyle görüşme ya da iletişim kurma hakkından mahrum bırakıldıklarını vurguladı. Filistinli çocukların askeri mahkemelerde yargılanmasına yol açan suçlamaların başında taş atma geliyor ki bu suçlama, Filistinli çocuklar için 20 yıla kadar hapis cezası anlamına gelebiliyor. İnsan hakları örgütleri, bu uygulamaların çocuk hakları sözleşmeleri ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, İsrail'in çocuk tutuklulara yönelik politikalarının bağımsız uluslararası mekanizmalar tarafından soruşturulması çağrısında bulunuyor.



