Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İran arasındaki artan gerilimle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Financial Times'a verdiği özel röportajda Fidan, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü aktif bir şekilde sürdürdüğünü ve her iki tarafın da uzlaşmaya açık olduğuna dair işaretler gördüğünü vurguladı.
ABD'nin İran'ın Nükleer Adımlarına Yaklaşımı
Bakan Fidan, ABD'nin İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine belirli bir esneklik gösterebileceği değerlendirmesiyle dikkat çekti. Nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için hem ABD'nin hem de İran'ın uzlaşmaya istekli göründüğünü belirten Fidan, Washington'ın tüm sorunları aynı anda çözme yönündeki ısrarının nükleer müzakerelerin ilerlemesini engelleyebileceği ve bu durumun bölgede yeni bir çatışma riskini tetikleyebileceği uyarısında bulundu. ABD'nin, İran'ın uranyum zenginleştirme oranlarına yönelik taleplerinde esneklik göstermeye hazır olduğu yönündeki sinyalleri önemli bulduğunu ifade etti.
Anlaşma Umudu ve Zorlama Politikalarının Etkisi
Fidan, Tahran'ın gerçek bir anlaşma arayışında olduğuna inandığını dile getirdi. İran'ın, 2015 nükleer anlaşmasındaki gibi zenginleştirme seviyelerini kısıtlama ve sıkı denetimlere uyma konusunda istekli olabileceğini öngördüğünü söyledi. Amerikalıların, belirlenen sınırlar dahilinde İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine tolerans gösterme eğiliminin olumlu bir gelişme olduğunu ekledi. Bakan, hem İranlıların artık Amerikalılarla bir anlaşmaya varmaları gerektiği gerçeğini kabul ettiğini hem de Amerikalıların İran'ın belirli kırmızı çizgileri olduğunu anladığını, dolayısıyla onları zorlamaya çalışmanın sonuç vermeyeceğini belirtti.
Rejim Değişikliği Beklentisi ve Olası Saldırılar
Son olarak Bakan Fidan, olası bir ABD saldırısı durumunda rejim değişikliğinin gerçekleşeceğini düşünmediğini ifade etti. Ancak, İran hükümetine ait binaların ve bazı stratejik hedeflerin ağır hasar görebileceğini ve işlevsiz hale getirilebileceğini, fakat rejimin siyasi bir aktör olarak varlığını sürdüreceğini öngördüğünü söyledi. Daha önce, Haziran 2025'te İsrail ve ABD tarafından İran'a yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından sekteye uğrayan nükleer görüşmeler, 6 Şubat'ta Umman'da yeniden başlamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, görüşmelerin tarafların mutabakatıyla sona erdiğini ve görüşmelerin tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde yapıldığını bildirmişti.



