GÜNDEM
Yayınlanma : 20 Aralık 2025 04:44
Düzenleme : 20 Aralık 2025 04:44

FETÖ ile mücadelede 'terörsüz Türkiye' vurgusu: TMSF'ye devredilen şirketler için kritik talep

FETÖ ile mücadelede 'terörsüz Türkiye' vurgusu: TMSF'ye devredilen şirketler için kritik talep
FETÖ ile mücadele kapsamında, 15 Temmuz sonrası TMSF'ye devredilen şirketlere kayyum atanması uygulamasının sınırlandırılması talep ediliyor. Raporda ayrıca yargıdaki FETÖ temizliği ve MASAK raporlarının etkinliği de tartışma konusu yapılıy

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL döneminde, FETÖ ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu tespit edilen şirketlere ve varlıklara kayyum atanması uygulamasıyla ilgili yeni bir rapor gündeme geldi. Rapor, bu tedbir ve önleme yetkilerinin sınırlandırılması gerektiğini savunuyor.

TMSF'nin Kayyum Atama Yetkisi Sınırlandırılmalı Mı?

Raporda öne çıkan temel taleplerden biri, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde Türkiye Varlık Fonu'na (TMSF) devredilen FETÖ bağlantılı şirketlere kayyum atanması uygulamasına son verilmesi yönünde. Rapor, TMSF'nin görev alanının genişlemesinin sınırsız bir sorumsuzluk ortamı yarattığına işaret ederek, 'TMSF'nin asli işlevine döndürülmesi ve Bankacılık Kanunu dışındaki kayyumluk, şirket yönetimi, devri, tasfiyesi ve satışı gibi görevlerinin sona erdirilmesini sağlayacak düzenlemelerin yapılması gerekmektedir' ifadelerini kullanıyor.

MASAK Raporları ve Yargıdaki FETÖ Temizliği Tartışması

Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanının önlenmesi mevzuatındaki değişiklik önerilerinin de yer aldığı raporda, MASAK tarafından hazırlanan raporların kamuoyunu yeterince ikna edemediği iddia ediliyor. Ana muhalefet partisi tarafından hazırlanan raporda, 15 Temmuz sonrası yargıdaki FETÖ temizliği de eleştirilerek, bu sürecin 'yargının siyasallaşması' olarak tanımlandığı belirtiliyor. Bu durumun ortadan kaldırılması için hakimlik ve savcılık mesleğine giriş koşullarının değiştirilmesi öneriliyor. Raporda ayrıca, yargılanma süreçlerinde etkin pişmanlık mekanizmasının itirafçılığa dönüştüğü eleştirisiyle, bu yapının değiştirilmesi isteniyor. HSK'nın özel yetkili ağır ceza mahkemeleri ve başsavcılık kurma yetkisinin kaldırılması, siyasi soruşturmalarda başsavcılıklara tanınan yetkilerin sonlandırılması ve Anayasa Mahkemesi ile HSK'nın yapısının değiştirilmesi gibi talepler de raporda dikkat çekiyor. Ayrıca, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçunun kaldırılması ve Cumhurbaşkanı'na suikast ile fiili saldırı suçlarının yeniden düzenlenmesi de raporda yer alan diğer öneriler arasında.