Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 2015 yılında Trabzon'da Fenerbahçe'nin takım otobüsüne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya dair dosyayı yeniden gündeme taşıdı. Bu kritik gelişme, yıllardır kamuoyunun vicdanında yer eden bir olayın aydınlatılması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması yönünde atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
HESAP SORMA ZAMANI GELDİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda, söz konusu saldırının toplumsal hafızada derin izler bıraktığını vurgulayarak, "Bu menfur saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağız." ifadeleriyle sürece dair kararlılıklarını belirtti. Bu açıklama, olayın sadece bir spor olayı değil, aynı zamanda bir adalet meselesi olarak görüldüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor.
YARGITAY'DAN DİKKAT ÇEKİCİ MÜDAHALE
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise dosyaya yönelik dikkat çekici bir müdahalede bulundu. Trabzon 1. Sulh Ceza Hakimliğinin daha önceki kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararını hukuka aykırı bulan Başsavcılık, bu kararın "kanun yararına bozulması" talebinde bulundu. 4 Nisan 2015'te yaşanan ve otobüs şoförü Ufuk Kıran'ın ağır yaralandığı saldırıya ilişkin soruşturmada, şüpheliler Emre Altıntaş ve Nihat Saka hakkında "birden fazla kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmişti. Ancak Başsavcılık, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğuna işaret ederek, şüpheli Emre Altıntaş'ın olay günü Fenerbahçe otobüsüyle benzer güzergahlarda sinyal verdiğini, Nihat Saka'nın ise olay saatinde yoğun telefon trafiği bulunduğunu belirtti. Ayrıca, olay bölgesinde görülen siyah Seat Leon marka aracın şüphelilerle bağlantılı olabileceği ve olay yerinde bulunan av tüfeğiyle ilgili bazı incelemelerin de yeterince değerlendirilmediği kaydedildi. Başsavcılık, tüm bu delillerin mahkeme önünde tartışılması gerektiği ve soruşturmanın ağır ceza kapsamındaki suçlar nedeniyle Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.



