Herkes Everest'in zirvesini veya Angel Şelalesi'nin görkemini bilir. Ancak okyanus bilimcileri, yeryüzünün en büyük şelalesinin gözlerden uzak, deniz seviyesinin tam 3.500 metre altında olduğunu kanıtladı.
Görünmez Dev: Danimarka Boğazı Akıntısı
Danimarka Boğazı akıntısı olarak bilinen bu fenomen, karadaki en yüksek şelale olan Angel Şelalesi'ni adeta üçe katlıyor. Bu devasa çağlayan, suyun yaklaşık 3.500 metre derinliğe dalışıyla oluşuyor. NOAA Ulusal Okyanus Servisi ve diğer okyanus araştırma kurumlarının verileri, bu şelalenin karadakilerden farklı bir mekanizmayla çalıştığını gösteriyor. Nehirlerin uçurumdan dökülmesinin aksine, buradaki olay Arktik'in soğuk ve yoğun sularının, Atlantik'in daha ılık sularıyla karşılaşmasıyla tetikleniyor. İskandinav denizlerinden gelen tuzlu, soğuk ve dolayısıyla daha yoğun su, aşağı doğru çökerek deniz tabanındaki bir sırtın üzerinden okyanusun derinliklerine doğru hızla akıyor.
Gürültü Değil, Kaygan Bir Yamaç
İngiltere Ulusal Okyanustanoloji Merkezi'nden deniz jeoloğu Mike Clare, bu devasa yapının karadaki şelaleler gibi gürleyen bir sesi olmadığını belirtiyor. Clare'e göre akış, daha çok devasa bir su kütlesinin eğimli bir yamaçtan aşağı doğru süzülmesi şeklinde gerçekleşiyor ve bu nedenle doğrudan gözlemlenmesi oldukça güç. Danimarka Boğazı akıntısı, saniyede 3 milyon metreküpten fazla su taşıyarak gezegenin iklim dengesini sağlayan Atlantik Meridyenel Devrilme Dolaşımı'nın (AMOC) hayati bir parçası konumunda. Bu 'dev taşıma bandı', dünya genelinde ısı ve besin maddelerinin dağılımında kritik bir rol oynuyor. Bilim dünyası, iklim değişikliğinin deniz suyu sıcaklıklarını artırması ve buzulların erimesiyle bu akıntının yoğunluğunun değişebileceği endişesini taşıyor. Barselona Üniversitesi'nden Prof. Anna Sanchez Vidal, 2023'teki bir seferinde yüzeydeki sakin Arktik koşullarının altında, derinlerde dünya iklimini etkileyen devasa bir motorun sürekli çalıştığını vurguladı.


