Ev sahipleri ve kiracılar arasında sıkça yaşanan ihtilaflar, özellikle günümüzde daha da belirgin hale geldi. Kiracılar, ev sahiplerinin yüksek kira talepleri ve tahliye ihtarları ile karşı karşıya kalırken, ev sahipleri de kiracılarının bölgeye göre düşük kira ödemesini ve konutu tahliye etmemesini gündeme getiriyor.

EKONOMİK ZORLUKLAR VE TALEP AZLIĞI
Pandemi sonrası, dünya genelinde yaşanan hammadde yetersizliği, ekonomideki kırılmalar ve artan fiyatlar, konut üretimini olumsuz etkiledi. Bu durum, hem satılık hem de kiralık konut fiyatlarının artmasına yol açtı. Kiracıların konuta erişimi de hala zorlu koşullar altında devam ediyor. Bu süreç, bazı ev sahiplerini, kiracıları ise mağdur eden bir duruma dönüştü.
EV SAHİPLERİ İÇİN TAHLİYE SEBEPLERİ
Ev sahipleri, kiracının tahliyesi için Türk hukukunda belirli haklı sebeplerin varlığına dayanmak zorundadır. Bu sebepler arasında temerrüt, iki haklı ihtar, tahliye taahhüdü, ihtiyaç sebebiyle tahliye gibi durumlar yer alıyor. Ayrıca, kiraların bölgeye göre düşük kalması durumunda, ev sahipleri her 5 yılda bir kira tespit davası açabiliyor. Bu süreçler, kiracıların haklarını korumaları açısından da önemli bir rol oynuyor.


