GÜNDEM
Yayınlanma : 25 Temmuz 2025 07:16

Eskişehir ve Afyonkarahisar'da orman yangını: 10 şehit

Eskişehir ve Afyonkarahisar'da orman yangını: 10 şehit
Eskişehir ve Afyonkarahisar'daki orman yangınında görevli 10 kişi şehit oldu; şehitlerin aileleri ve yakınları büyük üzüntü yaşıyor.
Eskişehir ve Afyonkarahisar'da orman yangını: 10 şehit

Türkiye'nin ciğerlerini yakan alevler, bu kez can aldı. Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde başlayan ve Afyonkarahisar, İhsaniye'ye sıçrayan orman yangınına müdahale eden orman işçileri ve AKUT gönüllüsü 10 kişi şehit oldu. Sercan Utmi, Hilmi Şahin, Eyüp Dereli, Tolunay Kocaman, Enes Kızılyel, Muharrem Can, İlker Onarıcı, Tekin Enes Sarıyıldız, Bayram Eren Arslan, Alperen Özcan... Her biri arkasında yarım kalan hayatlar bıraktı...

ŞEHİTLERİN HİKAYELERİ

Bir ay olmuştu... Tolunay Kocaman henüz 28 yaşındaydı. Ormancı olarak göreve başlayalı sadece bir ay olmuştu. 14 Temmuz'da hayatını Burcu Kocaman'la birleştirmiş, 3 gün önce balayından dönmüştü. Alevlerin içine, “Yeşil vatan” diyerek girdi. Son kez su takviyesi almak için geldiğinde arkadaşına gülerek “Açılın Tolunay geldi” dedi. Birkaç saat sonra şehit düştü. Çocukluk arkadaşı Arif Taş, “Çok korkusuzdu. ‘Ben yaparım’ derdi” diyerek dostunun arkasından gözyaşı döktü. Eyüp Dereli, evli ve 2 çocuk babasıydı. Belediyede çalışıyordu yüreği de ormandaydı. Beş yıl önce doğaya olan sevgisi nedeniyle ormancı olmuştu. Şiddetli rüzgâr yön değiştirince, alevlerin arasında kaldı. O gece acı haber ailesine ulaştı. İkizi Faik Dereli, eşi Eda Dereli, anne ve baba, tüm mahalleyle ağıtlar yaktı. Reşadiye Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Kanlıpınar Şehitliği’ne uğurlandı. Muharrem Can, TUSAŞ’ta çalışan bir mühendisti, kalbi ise hep sahadaydı. Gönüllü bir AKUT neferi olarak 6 Şubat depremlerinde Hatay’da can kurtarmıştı. Sel, deprem, yangın demeden her felakete koşmuştu. Almanya’dan gelen iş teklifini reddedip, “Ben vatanımda kalacağım” demişti. Üç gündür alevlerle mücadele ettiği Eskişehir’de şehit düştü. Ablası Saliha Kırbaş, “O şehit gitti ama içimizi de yaktı” dedi. TUSAŞ, Can’ın, şirketin geliştirdiği jet eğitim uçağı HÜRJET ile çektirdiği fotoğrafa yer vererek baş sağlığı mesajı yayımladı. Sercan Ütni (26) ve Hilmi Şahin (23)... Üç yıl önce aynı gün işe başlamışlardı. Aynı yangında birlikte şehit oldular. Denizli Beyağaç’taki Eskere Orman İşletme Müdürlüğü’nde görev yapıyorlardı. Mesai arkadaşları, “Ailelerimizden çok birbirimizi görüyorduk” dedi. Kaldıkları binadaki yataklarına Türk bayrağı serildi. Alperen Özcan, 22 yaşındaydı. Babasının itirazına rağmen yangınla mücadele çalışmalarına katıldı. Özcan’ın kuzeni Hasan Biber, “Güçlü, cesur, kendinden emin bir gençti. Oraya yardım etmeye hem hayvanlar için hem insanlar için gitmişti. 06.00’da annesiyle yazışması var, ‘Soğutmaya başladık, rüzgâr tersten esmezse, yeniden alevlendirmezse bugün bitirebiliriz’ diye yazmış.” dedi. Bayram Eren Arslan (23), 15 yıldır AKUT gönüllüsüydü. Demirören Medya çalışanı Gürsel Arslan’ın oğlu. Baba yangın sırasında oğluna ulaşamayınca ‘Eren beni acil arar mısın?’ mesajı attı ancak yanıt alamadı. Acılı baba Gürsel Arslan oğlunu anlatıyor: “Hep insanlara bir şey yapardı, hiç kendisine bir şey yapmazdı. Motoru vardı sattırdık ‘kaza yapar’ diye araba aldırdık, böyle bir şey oldu. Orada dron kullanıyordu. Depreme gitti. 1,5 ay depremde kaldı. Hep en önde giderdi. Geldiğinde elleri mosmordu, artık tırnakları yoktu, uçları yoktu. Oğlum ‘Gitme’ dedim. Bir hafta sonra tekrar gitti. Biz televizyondan izliyoruz, ‘AKUT görevlileri iyi’ diyoruz ama ben burada dokuz doğuyorum, bina yıkılır, şu olur, bu olur, diye. O kadar çok korkuyordum ki. Bir yerde de gurur da duyuyorsun tabii. Çünkü insanları kurtardıkça gurur duyuyorsun. Ellerini öyle gördükçe gurur duyuyorsun. Arkadaşlarıyla ters rüzgârda kalmış. Dumandan zehirlenmiş. Ondan sonra da yanmış. Doktorlar göstermedi, gülen yüzüyle kaldı.” Şehit Enes Kızılyel, Bartın Üniversitesi Ulus MYO Ormancılık Bölümü mezunuydu. Kızılyel’in cenazesi ilk olarak Eskişehir’in Kırka Mahallesi’ne getirildi, ardından da defnedilmek üzere memleketi Karabük’e gönderildi. Kader Dereli, ismi gibi kaderine teslim olmadı. Alevlerin içinden sağ kalabilmek için direndi. Ters rüzgârın aniden yön değiştirmesiyle alevlerin ortasında kalan 24 kişilik ekibin içinden sağ kurtarılan orman işçilerinden biri Kader Dereli. “Yanıyorum, su verin!” diyerek yardım istedi. Eskişehir Odunpazarı Belediyesi Arama Kurtarma ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı Dereli, daha sonra itfaiye aracına bindirilerek yangın koordinasyon merkezine indirildi. Dereli, Eskişehir Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı. El, yüz ve bacaklarında 2 ve 3’üncü derece yanık olduğu tespit edilen Denizlili orman işçisi Dereli’nin akciğerlerinde de hasar oluştu. Şehit İlker Onarıcı ise 2018’den beri AKUT gönüllüsü.. Elazığ, İzmir ve 6 Şubat depremlerinde, Batı Karadeniz’deki selde ve geçen yıl yaşanan Akdeniz yangınlarında hem sahada hem de lojistik koordinasyonda görev aldı. Onarıcı, 2021’den bu yana Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nde amatör telsizci. Şehit Tekin Enes Sarıyıldız, Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğrencisiydi. 2020’den bu yana AKUT gönüllüsüydü.

YANGINLA MÜCADELE SIRASINDA

Yangında yaşamını yitirenler son ana kadar alevlere karşı mücadele etti. AKUT gönüllüsü 3 arkadaşın omuzlarına aldığı hortumla alevleri söndürmeye çalıştığı o anlara ait fotoğraf paylaşıldı. - İHA

ŞEHİTLERİN SON ANLARI

Hayatını kaybeden görevlilerin bulunduğu ekip, iş makinelerinin açtığı yoldan yüksek bir alana çıkmıştı. Ekiple Odunpazarı Belediyesi Arama Kurtarma (OBAK) ekibi de aynı tepeye yakın bir alana giderek yangın söndürme çalışmalarına katılmıştı. Bir süre sonra OBAK ekibi bölgeden ayrıldı. Ekibin o bölgede rüzgârın kararsız olması ve bir anda yön değiştirmesiyle yangın hattı içinde kaldığı tahmin ediliyor. 10 kişiye mezar olan yangınla ilgili OBAK ekip lideri Ercan Temel, “Biz yukarıdan gelirken onlar aşağıdaki arazözdeydiler. ‘Gidelim’ dedik, onlar orada müdahale ediyorlardı. Yukarıya doğru kaçmaya çalışmışlar, orada vefat etmişler” dedi.