Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'deki medya düzenindeki dönüşüme dikkat çekerek, geçmişte yaşanan vesayetçi ve manipülatif yayıncılık anlayışının artık sona erdiğini belirtti.
MEDYA ORGANLARI TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ ARACI DEĞİL
Erdoğan, güçlü bir toplum yapısının sağlıklı bilgi akışıyla mümkün olacağını vurgulayarak, hakikat ile söylenti, gerçek ile algı arasındaki sınırın belirsizleştiği bir medya ortamında gazeteciliğin pusula görevi gördüğünü ifade etti. Gazetecilerin toplumun hafızası olduğunu ve çağın izlerini geleceğe taşıdığını söyledi. Ülkeye yönelik beşinci kol faaliyetleri, algı mühendislikleri ve itibar zedeleyici karalama kampanyalarının, medyanın desteğiyle daha kolay engelleneceğine inandığını dile getirdi.
GERÇEKLİĞİN DÜNYAYA DUYURULMASI GEREKİYOR
Küresel sistemin tarihi bir kırılma yaşadığı bu dönemde, gerçekliğin dünya kamuoyuna duyurulması gerektiğini belirten Erdoğan, özellikle Filistin başta olmak üzere çatışma bölgelerinde yaşanan yıkıcı savaşlara değindi. İsrail'in eylemlerinin güvenlikle değil, bölgeyi felakete sürüklemekle ilgili olduğunu söyledi ve ilk kıblenin 17 gündür kapalı tutulmasını eleştirdi. Erdoğan, geçmişte farklı seslerin susturulduğu, halkın tarafsız haber alma hakkının engellendiği ve medya organlarının toplum ile siyaset mühendisliğinin aparatı olarak kullanıldığı karanlık günlerin artık geride kaldığını vurguladı. Manşetleriyle hükümetler kurup deviren medya baronlarının ve millete parmak sallayan, vesayetçiler adına milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren bir medya düzeninin artık yaşanmadığını söyledi. İmtiyazlarını kaybedenlerin rahatsız olsa da o eski günlerin bir daha hortlatılmasına izin verilmeyeceğini sözlerine ekledi.



