Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, güncel siyasi gelişmelere ve partinin teşkilat çalışmalarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına, Venezuela'da meydana gelen depremlerden etkilenen halka geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Erdoğan, Türkiye'nin bu zor zamanlarda Venezuela'nın yanında olduğunu vurguladı.
AK PARTİ'NİN TEŞKİLAT GÜCÜ VE MİLLETLE BAĞI
Erdoğan, AK Parti'nin dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilata sahip olduğunu belirterek, partiyi sadece bir siyasi oluşumdan öte, bir dava ve gönül hareketi olarak tanımladı. Üyeliğin yalnızca bir kayıt olmadığını, millete hizmetin bir neferi olmak, sorumluluk taşımak anlamına geldiğini ifade etti. 2026 yılını 'mahalle çalışmaları yılı' ilan ettiklerini ve bu kapsamda daha fazla insana ulaşmak için yoğun bir gayret gösterdiklerini sözlerine ekledi. Bu çalışmalarla AK Parti'yi üye sayısı ve derinlik itibarıyla daha da büyütme hedefinde olduklarını dile getirdi.
SİYASETİN FELSEFESİ VE GÖNÜLLERİ KAZANMA ÇABASI
Partiye katılan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı ve Ankara Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a rozetlerini takdim eden Erdoğan, hizmet etmek isteyen herkesi AK Parti çatısı altında birleştirdiklerini söyledi. Siyaseti millete tepeden bakan bir faaliyet olarak değil, 86 milyon insanın tamamına eşit hizmet ve hürmet gösterilen bir anlayışla yürüttüklerini belirtti. Seçmenden oy isterken müşfik ve saygılı olduklarını, ancak yetki aldıktan sonra kibirli ve incitici tavırlar sergilemenin kendilerine özgü olmadığını vurguladı. Günümüzde kamuda ve yerel yönetimlerde görülen 'etkileşim avcılığı' ve 'gündemde kalma' kaygısının büyük bir tuzağa dönüştüğünü, arkadaşlarının da bu tuzağa düşebileceği konusunda uyarıda bulundu. Vatandaşın kalbini kıran ve şov peşinde koşan yaklaşımların tasvip edilemeyeceğini belirten Erdoğan, makamların gösteri değil, sorumluluk makamları olduğunu ve asıl meselenin gönülleri fethetmek olduğunu ifade etti. Sosyal medya rüzgarıyla değil, icraatlarla halkla bağ kurulması gerektiğini, ancak yankı odalarına hapsolunmaması gerektiğini söyledi.
İNanç ÖZGÜRLÜĞÜ VE 28 ŞUBAT ZİHNİYETİNE KARŞI DURUŞ
Erdoğan, 28 Şubat döneminde darbecilerin zorbalığına maruz kalanların yeniden aynı baskıyla karşılaşmaması için yetki aldıklarını belirtti. Küstah azınlığın hayat tarzı dayatmalarına ve jakobenlerin inançlara müdahale etmesine müsaade etmeyeceklerini söyledi. Hukuk zemininde mücadelelerini sürdüreceklerini, 28 Şubat özlemiyle hareket eden baskıcı zihniyete izin vermeyeceklerini net bir dille ifade etti. Temel ilkelerinin 'inanç özgürlüğü' olduğunu ve bunun Anayasa ile güvence altına alındığını hatırlattı. Küçük bir zümrenin millete yaşam tarzı dikte edemeyeceğini, eskiden olduğu gibi sakal, başörtüsü gibi nedenlerle aşağılanan, ötekileştirilen günlerin geride kaldığını vurguladı. Hak ve özgürlükleri her vatandaş için genişletmeye devam edeceklerini kaydetti.



