Jeffrey Epstein'in mağdurlarından Rina Oh, Türk basınına ilk kez Milliyet.com.tr'den Pırıl Cennet'e konuştu. Oh, Epstein'in karanlık sırlarını, kendisini nasıl ağına düşürdüğünü ve Türkiye'ye olan takıntısını detaylarıyla anlattı.

BURS VAADİYLE TUZAĞA DÜŞÜRÜLDÜ
Oh, Epstein ile arkadaşı Lisa Phillips aracılığıyla tanıştığını ve Epstein'in sanat okulundan burs vaadiyle kendisini kandırdığını belirtti. Epstein'in genç öğrencilere yardım eden bir hayırsever gibi göründüğünü ancak bursun birçok koşula bağlı olduğunu ve bu koşulları reddettiğinde bursu geri çektiğini ifade etti. Oh, Epstein'in kendisinden beklentilerinin kendi istekleriyle örtüşmediğini söyledi.

SULTAN VE HAREM PLANI
Epstein'in kendisini evine davet ettiğini ve bu süreçte savunmasız olduğunu anlatan Oh, çocukluk döneminde de istismar edildiğini ve bu travmanın Epstein ile tanıştığında onu daha da savunmasız hale getirdiğini dile getirdi. Epstein'in kendisine iki kitap hediye ettiğini ve bu kitaplarda bir haremin parçası olacağını, kendisinin de 'gözdesi' konumunda bulunacağını anlattığını aktardı. Epstein'in kendisinden üçüncü tekil şahıs olarak 'Sultan' diye bahsettiğini ve 'Harem Planı'nın detaylarını sık sık dile getirdiğini belirtti. Oh, Epstein'in Osmanlı İmparatorluğu'na ve özellikle Topkapı Sarayı'na takıntılı olduğunu, mimarisini, kültürünü ve tarihini incelemesini istediğini söyledi.

TEHDİTLER VE KÜRESEL AĞ
Epstein'in kendisinden çocuk sahibi olmak istediğini ve bu konuda kendisini adım adım yönlendirdiğini anlatan Oh, Epstein'in dolabını gösterdiğini ve dışarıdan nasıl 'bakılmak' istediğini anlattığını belirtti. Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell ile geçirdiği dönemin kendisi için bir kırılma noktası olduğunu, Epstein'in küçük çocuklarla yasa dışı ilişkilere girmek için seyahat ettiklerini söylediğinde dehşete düştüğünü ifade etti. Başına gelenleri anlattıktan sonra tehdit edildiğini, darp edildiğini ve ciddiye alınmadığını belirten Oh, küresel ölçekte hala bir insan kaçakçılığı ağı olduğuna inandığını ve bunun tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Oh, kendi adına adaletin, yoluna devam etmek ve yaşadıklarının kimliğini belirlemesine izin vermemek olduğunu söyledi.



