Yeni Şafak'ın Hafıza programının 111. bölümünde, ABD Adalet Bakanlığı'nın Jeffrey Epstein davasına ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı belgeleri masaya yatırıldı. Ersin Çelik'in moderatörlüğünde gerçekleşen yayında, siyaset, iş dünyası ve kraliyet çevrelerini kapsayan milyonlarca sayfalık dosyalar üzerinden küresel sistemin işleyişi ele alındı. Stratejist İbrahim Ufuk Kaynak, bu ağın toplumlara 'içerisi kesinlikle dinsizlik dolu bir Jakoben kültürü' dayattığını belirterek, Türkiye'nin neden bir 'tehdit' olarak kodlandığını analiz etti.
JAKOBEN KÜLTÜRÜNÜN DAYATMASI
Kaynak, her devletin içinde zorlayıcı bir Jakoben kültürü ve elit grubu olduğunu, bunların laiklik adı altında doğrudan dinsizlik dayattığını vurguladı. Ersin Çelik, bu dayatmanın inanç biçimine dönüştürüldüğünü ve sınırsızlaşarak küfür, hakaret, ahlaksızlığı normalleştirdiğini ekledi. Kaynak, Türkiye'deki siyaset, sanat ve medya alanlarında bunun örneklerinin görüldüğünü, sapkınlıkların sanat kılıfı altında pazarlandığını ve fonlandığını ifade etti.
VİCDAN MEDENİYETİNE KARŞI VAHŞET MEDENİYETİ
İbrahim Ufuk Kaynak, dünyada iki medeniyet olduğunu belirtti: vicdan medeniyetinin temsilcisi Türkiye ve vahşet medeniyetinin temsilcileri. Epstein olayının yüzyıllardır devam eden bir sistemin parçası olduğunu, Batı medeniyetinin parlak cilasının altında korkunç gerçekler yattığını söyledi. Ersin Çelik, Putin'in 'vampirlerin balosu yakında sona erecek' sözlerini hatırlatarak, Epstein dosyalarındaki şeytani ritüellere ve Almanya'da kayıp 30 bin göçmen çocuğa dikkat çekti.
TÜRKİYE'NİN DÜŞMAN LİSTESİNDEKİ YERİ
Kaynak, vahşet medeniyetinin kurucularının istemediği isimleri sıraladı: İmran Han, Hamaney, Recep Tayyip Erdoğan, Xi Jinping ve Putin. Erdoğan'ın 'Siyonizm’in açık bir düşmanı ve eski büyük Türkiye'yi istiyor' şeklinde kodlandığını belirterek, bununla gurur duyduğunu ifade etti. Ersin Çelik, 2013 yılında Türkiye'de Gezi olayları, Suriye'de DEAŞ ve PKK'nın yerleştirilmesi, Mısır'da Mursi'nin devrilmesi gibi eş zamanlı operasyonlara rağmen Erdoğan'ın devrilemediğini, Arap Baharı'nın son düğümünün atılamadığını vurguladı.



