Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamu kaynaklarının israfı ve kötüye kullanımı konusuna dair sert mesajlar verirken, özellikle CHP'li belediyeleri hedef aldı. "Milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur" diyen Erdoğan, Sayıştay Başkanlığı'nda düzenlenen 164. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı savrukluk, özensizlik ve popülizm sıkıntılarının acı dersler sunduğunu vurguladı.
KAMU MALİYESİNİN HASAR GÖREN YÜZÜ
Erdoğan, milletin alın teriyle biriktirdiği kaynakların nasıl hoyratça harcandığını hatırlatarak, SSK'nın batırılışını, bankaların içinin boşaltılmasını ve devlet hazinesinin hortumlanmasını unutmadıklarını belirtti. Bu israfın ve beceriksizliğin yanı sıra, vesayetçi yapıların da kamu maliyesine büyük darbeler vurduğunu ifade etti. 27 Mayıs 1960 darbesinden FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine kadar tüm antidemokratik müdahalelerin ülkeye milyarlarca dolarlık zarar verdiğini ve halkı fakirleştirdiğini dile getirdi. Gezi olaylarının doğrudan maliyetinin 1,5 milyar dolar, dolaylı maliyetinin ise on milyarlarca doları bulduğunu hatırlatarak, bu tür olayların kamu kaynaklarına verdiği zararın yeterince tartışılmadığına dikkat çekti.
İSRAF VE KÖTÜYE KULLANIMA GÖZ YUMULMAYACAK
Cumhurbaşkanı, milli iradeyi hedef alan her türlü vesayet girişiminin ülkenin ekonomik geleceğine zarar verdiğini ve bu mücadelenin aynı zamanda ekonomik kurtuluş mücadelesi olduğunu söyledi. Kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine, hele ki kişisel ikbal hesaplarına alet edilmesine asla göz yummayacaklarını kesin bir dille ifade etti. Kamu malında 86 milyon vatandaşın, garip gurabanın ve tüyü bitmemiş yetimin hakkı olduğunu belirten Erdoğan, beytülmalin gelecek kuşakların emaneti olduğunu hatırlattı. Makamı ne olursa olsun kamu personelinin kaynakları kullanırken hassasiyet göstermesinin kırmızı çizgileri olduğunu, kamu kaynaklarının kimsenin babasının malı olmadığını ve kimsenin şahsi cüzdanı gibi kullanamayacağını vurguladı. Özellikle yerel yönetimler merkezli yaşanan skandalların kabul edilemez olduğunu ve milletin emanetini ganimet bilenlerle hukuk çerçevesinde mücadele etmenin boyunlarının borcu olduğunu sözlerine ekledi.
YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoğun bir dış politika gündemini de sürdürdü. Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile bir araya gelerek Türkiye-Sudan ilişkilerini geliştirme konularını ele aldı. Ardından Hollanda Başbakanı Rob Jetten ile telefonda görüşerek yeni görevinde başarılar diledi ve Türkiye-AB ilişkilerinde işbirliğini güçlendirme hedefini paylaştı. Son olarak Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Erdoğan, Türkiye-Ermenistan arasındaki normalleşme sürecini, özellikle doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik adımları değerlendirdi. Bölgesel barış ve istikrar için Türkiye'nin gayretlerini vurgulayan Erdoğan, bu yönde atılacak adımları destekleyeceklerini belirtti.



