DÜNYA
Yayınlanma : 09 Haziran 2026 00:49
Düzenleme : 09 Haziran 2026 00:49

Ebola alarmı: Tarihin en ölümcül salgını kapıda olabilir

Ebola alarmı: Tarihin en ölümcül salgını kapıda olabilir
ABD'den gelen Ebola uyarısı ürkütücü. Orta Afrika'daki salgın, 2014-2016'daki en ölümcül dönemi aşabilir. Tedavisi olmayan tür ve çatışmalar mücadeleyi imkansızlaştırıyor.

Orta Afrika'da hızla yayılan Ebola salgını, küresel sağlığı tehdit eden boyutlara ulaştı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yapılan bilgisayar modellemeleri, bölgedeki vaka sayısının yakın gelecekte 10 bin ile 20 bin arasına fırlayabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, mevcut durumun 2014-2016 yıllarındaki Batı Afrika salgınını aratmayacak bir yıkıma yol açabileceği konusunda ciddi uyarılar yapıyor. O dönemde 28 binden fazla kişiye bulaşan ve 11 binden fazla can alan salgın, tarihin en ölümcül Ebola vakası olarak kayıtlara geçmişti.

Tedavisi Olmayan Yeni Bir Tür Mücadelesi

Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin son verilerine göre, bölgede yaklaşık 400 kesinleşmiş vaka ve 63 ölüm rapor edilmiş durumda. Ancak uzmanlar, teşhis konulamayan veya kayıtlara girmeyen çok sayıda gizli vakanın olabileceğine dikkat çekiyor. Bu ölümcül virüsün en son dalgasına neden olan 'Bundibugyo' türü, onaylanmış spesifik bir tedavi veya aşısının bulunmamasıyla daha da tehlikeli bir hal alıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de bu endişe verici tablo karşısında geçtiğimiz mayıs ayında küresel sağlık acil durumu ilan etmek durumunda kaldı.

Çatışmalar ve Göç Salgınla Mücadeleyi Baltalıyor

Salgının kontrol altına alınmasını zorlaştıran tek etken tıbbi yetersizlikler değil. Kongo hükümeti ile M23 isyancı grubu arasındaki süregelen silahlı çatışmalar ve terör örgütü DEAŞ bağlantılı grupların saldırıları, sağlık ekiplerinin bölgeye ulaşmasını engelliyor. Bu şiddet olayları nedeniyle yerinden edilen yüz binlerce insan, virüsün kontrolsüzce yayılması riskini artırıyor. Sağlık yetkilileri, hastaların en az yüzde 50-70'inin hızla tespit edilip izole edilmesiyle vaka sayısının yarı yarıya düşürülebileceğini belirtse de, sahadaki kaos ortamı bu hedefi ulaşılmaz kılıyor. Bilim insanları modelleme tahminlerindeki yanılma payını kabul etse de, geçmişteki hatalı tahminlerin mevcut 'tehlikeli gidişatı' göz ardı etmek için bir bahane olamayacağını vurguluyor.