Çin, su zengini güney bölgelerinden kurak ve yoğun nüfuslu kuzey eyaletlerine su taşımak amacıyla hayata geçirdiği devasa Güney-Kuzey Su Transfer Projesi'ni büyük ölçüde tamamladı.
SU TAŞIMA PROJESİNE YATIRILAN MİKTAR
Toplam maliyeti 70 milyar doları aşan bu yapay altyapı ağı, yeraltı su seviyesinin kritik derecede düştüğü Pekin ve Tianjin gibi metropollere hayati su tedarik etmeye başladı. Projenin doğu ve orta güzergahları için harcanan tutar ise 500 milyar yuanı (70 milyar dolar) geçerek, dünya tarihinin en pahalı altyapı yatırımlarından biri haline geldi. İnşaat çalışmaları esnasında baraj gölü sahalarında ve kanal güzergahlarında bulunan Hubei ve Henan eyaletlerinde yaklaşık 330 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
ÇEVRESEL VE İNSANİ ETKİLER
Bu yerinden edilme süreci, kuzeydeki şehirlere kesintisiz su ulaştırmanın en büyük insani bedeli olarak kayıtlara geçerken, yeraltı su seviyesi yılda 5 metre düşen Pekin, bu proje sayesinde temiz su kaynağına kavuştu. Projenin doğu rotası, 2500 yıllık antik Büyük Kanal'ı modernize ederek Yangtze Nehri'nden su çekmeye başladı. Bunun yanı sıra, sistemin ana hattını oluşturan 1200 kilometrelik merkezi güzergah, tamamen yerçekimi gücüyle çalışıyor.
GELECEKTEKİ RİSKLER
Batı güzergahı henüz yapım aşamasına geçmedi ve bu güzergahın uluslararası akarsulardan su çekilecek olması, diplomatik kriz potansiyeli taşıyor. İklim değişikliği ve doğal koşullar, projenin gelecekteki su sürekliliğini tehdit eden unsurlar arasında yer alıyor. Çin mühendislik bulmacasını çözmüş olsa da, projenin sürdürülebilirliği doğa koşullarına bağlı kalmaya devam ediyor.



