Geçtiğimiz yıl yaşanan ve ciddi hasarlara yol açan zirai don felaketinin ardından, bu yıl için de benzer riskler söz konusu. Tarım sektörü, olası don olaylarının etkisini en aza indirmek için ekim ve dikim öncesinde ve sonrasında alması gereken önlemleri gözden geçiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, don riski taşıyan bölgelerde zirai faaliyetlerin dikkatli yürütülmesi ve olası şiddetinin araştırılması gerektiğini vurguluyor. Doğal engellerin kullanımı ve soğuk hava akışının yönlendirilmesi, don etkisini azaltmada önemli bir rol oynayabilir.
ÜRÜN SEÇİMİ VE TOPRAK YÖNETİMİ
Dona karşı dayanıklılık, ürün tercihinde kritik bir faktör. Farklı mevsimlerde çiçeklenen ve dona daha dirençli çeşitlerin seçilmesi öneriliyor. Örneğin, kayısı ve elmanın dona daha dayanıklı türleri, sert kışlık buğday ve yulaf çeşitleri, dona daha dirençli çilekler tercih edilmeli. Dağlık bölgelerde güneye bakan sıcak eğimler, bağ, meyve ve erkenci patates için ideal alanlar olarak öne çıkıyor. Hassas bitkilerin yetiştirildiği arazilerde toprak işlemesinden kaçınılmalı ve yonca, çayır gibi alanların yakınında dona hassas bitkilerin yetiştirilmesinden de uzak durulmalı.
ENERJİ VE SU KULLANIMI İLE HASAT YÖNETİMİ
Isı kaybını telafi etmek için küçük ateşler yakmak veya uygun ısıtma ekipmanları kullanmak yaygın ve etkili yöntemler arasında. Bu yöntem, özellikle sık don olaylarının yaşanmadığı bölgelerde ekonomik olabiliyor. Üstten sulama veya yağmurlama da don olaylarını önlemede belirgin fayda sağlıyor; bitkinin üzerindeki buzun erimesiyle ortama ısı yayılıyor. Don tahminleri üreticilere ulaştığında, olgun ürünlerin acilen toplanması ve korumalı yerlerde depolanması da zorunlu hasat stratejileri arasında yer alıyor. Meteorolojik uyarıların dikkate alınması ve Tarım Sigortası (TARSİM) ile risklerin güvence altına alınması, olası kayıpları en aza indirme açısından hayati önem taşıyor.



