Küresel piyasalarda yaşanan hareketlilik, dolar endeksinin yaklaşık dört ay aradan sonra 100 seviyesinin üzerine çıkmasına neden oldu. Bu yükselişin ardında, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin enerji arzına ilişkin endişeleri artırması ve merkez bankalarının para politikaları konusunda daha temkinli davranabileceği beklentileri yatıyor.
JEOPOLİTİK RİSKLER DOLARI GÜÇLENDİRİYOR
Orta Doğu'da tırmanan tansiyon, yatırımcıları dolar gibi güvenli limanlara yöneltti. İran ve ABD arasındaki karşılıklı adımlar, enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini körüklerken, petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskı devam ediyor. Bu durum, küresel ölçekte enflasyonist baskıları artırma potansiyeli taşıyor. Enerji maliyetlerindeki bu artış, varlık fiyatlamaları üzerinde de dolaylı ancak güçlü bir etki yaratıyor.
FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİLERİ AZALIYOR
Dolar endeksindeki yükseliş, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimi beklentilerini de olumsuz etkiledi. Piyasalarda Fed'in yılın ilk faiz indirimini temmuz ayında yapacağına dair beklentiler ertelenirken, yıl genelindeki gevşeme adımı beklentisi de 2'den 1'e düştü. Bu durum, doların rakipleri karşısında daha da güçlenmesine zemin hazırlıyor. Uzmanlar, ABD ekonomisinin dirençli yapısı, doların rezerv para birimi statüsü ve küresel belirsizlik ortamında yatırımcıların dolara yönelmesini başlıca nedenler olarak gösteriyor. Öte yandan, Japonya ve Avro Bölgesi'ndeki maliyet düşürücü politikalar da doların diğer para birimleri karşısında avantaj sağlamasına katkıda bulunuyor. Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, doların dünyanın en çok kullanılan para birimi olmasının ve ABD'nin bu parayı basarak küresel talebi karşılayabilmesinin de önemli etkenler olduğunu belirtti. Societe Generale FX Strateji Başkanı Kit Juckes ise, ABD ekonomisindeki güçlü seyir ve petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi halinde doların yükseliş trendini sürdüreceğini öngörüyor.



