BİLİM VE TEKNOLOJİ
Yayınlanma : 25 Şubat 2026 10:38
Düzenleme : 25 Şubat 2026 10:38

DJI'dan ABD'ye şok dava: Drone yasağına karşı hukuki savaş başladı!

DJI'dan ABD'ye şok dava: Drone yasağına karşı hukuki savaş başladı!
ABD'nin DJI drone yasağına karşı Çinli şirket FCC'ye dava açtı. DJI, kararın adil olmadığını ve anayasaya aykırı olduğunu savunarak hukuki süreci başlattı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Çin merkezli drone devi DJI'a uyguladığı yasak, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. DJI, bu kararın ardından ABD Federal İletişim Komisyonu'na (FCC) karşı hukuki bir mücadele başlattığını duyurdu. Şirket, alınan kararın adil bir süreçle alınmadığını ve anayasaya aykırı olduğunu iddia ediyor.

YASAĞIN PERDE ARKASI VE GEREKÇELERİ

Geçtiğimiz yılın sonlarında ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC), yabancı ülkelerde üretilen drone'ların ithalatına yönelik kapsamlı bir yasak getirmişti. Bu karara göre, Savunma veya İç Güvenlik Bakanlıkları tarafından özel bir izin verilmediği sürece, yabancı menşeli yeni drone modelleri ve bu modellere ait parçaların ülkeye girişi engellendi. FCC, bu adımın gerekçesini, söz konusu cihazların “ABD ulusal güvenliği ile vatandaşların can ve mal güvenliği açısından kabul edilemez riskler oluşturması” olarak açıklamıştı. Bu karar, küresel drone pazarının en büyük oyuncularından biri olan DJI’ın ABD operasyonlarına ciddi bir darbe vurdu.

DJI'IN HUKUKİ HAMLESİ VE TEPKİSİ

Şirketin ürünleri, hem bireysel hem de ticari kullanıcılar tarafından yaygın olarak tercih ediliyordu. Yasağın doğrudan DJI’ı hedef aldığı yorumları yapılırken, şirket sessiz kalmayarak konuyu yargıya taşıma kararı aldı. DJI, FCC'ye karşı açtığı davada, yasal sürecin işleyişine yönelik ciddi eleştirilerde bulundu. Şirket tarafından yapılan resmi açıklamada, durum şu ifadelerle özetlendi: “Hükûmetle iletişim kurmak için attığımız tüm adımlara rağmen gündeme getirilen endişeleri açıklama veya bunları çürütme şansı elde edemedik.” Ayrıca DJI, süreçteki bu eksikliklerin ve esasa ilişkin hataların hem ABD Anayasası’nı hem de federal yasaları ihlal ettiğini savunuyor. Bu dava, uluslararası teknoloji ticareti ile ulusal güvenlik endişeleri arasındaki gerilimin ne kadar tırmandığını gösteren önemli bir gelişme olarak kabul ediliyor.