Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, rahmet ve bereket ayı Ramazan'ın Müslümanlar için bir arınma ve tazelenme mevsimi olduğunu vurguladı. Ramazanın Müslümanları takva ile buluşturduğuna dikkat çeken Erbaş, "Ramazan ve oruç ibadeti bizlere, Allah'a karşı haşyetten neşet eden sorumluluk bilinci olan takvayı kuşanmamızı ve böylece Rabb'imize, kendimize, çevremize ve bütün mahlukata karşı sorumluluklarımızın idrakiyle yaşamamızı sağlamaktadır. Hulasa, Ramazan ayı Müslümanlar için bir arınma mektebidir. İslam dünyası olarak bu mektepten tazelenmiş ve bilinçlenmiş bir şekilde çıkmamız gerekir," dedi.
MABET VE HAYAT BAĞINI GÜÇLENDİRMEK
Bu yılki Ramazan temasının "Ramazan, Cami ve Hayat" olduğunu hatırlatan Erbaş, camilerin kuşatıcı, kapsayıcı ve birleştirici yönüne vurgu yaparak, mabet ile hayat arasındaki kopmaz bağı güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Camilerde verilecek vaazlar, sohbetler, mukabeleler ve Kur'an derslerinin bu bağı yeniden tesis etmek için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Erbaş, bu fırsatın en iyi şekilde değerlendirilmesi için çalıştıklarını sözlerine ekledi.
GAZZE KRİZİ VE ÜMMET BİLİNCİ
Gazze'de yaşanan insanlık dramının, İslam dünyasının uzun süredir içinde bulunduğu çok boyutlu krizin en acı tezahürlerinden biri olduğunu belirten Erbaş, çözümün köklü bir zihniyet değişimi ve duruş inşasını zorunlu kıldığını dile getirdi. İslam dünyasının ümmet bilincini yeniden ihya etmesi gerektiğini vurgulayan Erbaş, "Gazze'ye karşı duyarsız kalan bir kalbin, ümmet idrakini diri tutması mümkün değildir. Bu sebeple mezhep, etnik köken ve siyasi farklılıkları aşan bir kardeşlik zemini oluşturulmalı ve güçlendirilmelidir. İslam dünyası, yeniden iman, ahlak, adalet ekseninde toparlanıp bir olduğunda, Gazze'nin yarası da bir asırdır kanayan ümmetin yarası da Allah'ın izniyle şifa bulacaktır," ifadelerini kullandı.



