Dijital teknolojilerin yaşamın her alanına yayılması, kadınlar ve kız çocuklarına yönelik şiddetin internet ortamında yeni ve daha karmaşık biçimlerde ortaya çıkmasına yol açıyor. Tacizden sahte içeriklere, ekonomik baskıdan akıllı cihazlar üzerinden izlemeye kadar uzanan bu şiddet türleri, çoğu zaman görünmez kaldığı için fark edilmiyor.
ORTAK MÜCADELE İÇİN BULUŞTULAR
Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Kasım 2025'teki çağrısıyla 30'a yakın sivil toplum temsilcisi ve genci Norveç Hükümeti'nin finansal desteğiyle uygulanan bir proje kapsamında bir araya getirdi. Bu toplantıda dijital şiddet alanında ortak bir kavramlar sözlüğü geliştirme hedefi doğrultusunda kapsamlı çalışmalar yürütüldü.
30 FARKLI ŞİDDET BİÇİMİ BELİRLENDİ
Çalışma sonucunda 30 farklı dijital şiddet biçimi tanımlandı. Bunlar arasında çevrim içi cinsel taciz, çevrim içi ısrarlı takip, görsel odaklı cinsel taciz, cinsiyetçi nefret söylemi, sahte taban mobilizasyonu, çevrim içi kimliğe bürünme, çoklu platform tacizi, dijital teşhir, isim dayatması, dijital röntgencilik, kişisel bilgilerin ifşası, teknoloji destekli ekonomik şiddet, dijital kışkırtma, cinsiyetçi trolleme, cinsiyetçi dezenformasyon, arama motoru manipülasyonu, grooming, hashtag zehirleme, akıllı cihaz destekli taciz, çevrim içi itibarsızlaştırma, çevrim içi kimlik hırsızlığı, kötücül içerik yayma, kötücül yazılım saldırısı, toplu raporlama, dijital yıldırma, dijital cinsel şantaj, dijital sisleme, sahte baskınlama, erküre/manosphere ve çevrim içi toplantı baskını yer alıyor.
STANDART BİR DİL OLUŞTURULDU
Bu süreç, günümüzde kullanılan dijital şiddet terimlerinin daha tutarlı, anlaşılır ve paylaşılabilir bir çerçeveye kavuşmasını sağladı. Kavram karmaşasına dikkat çekmek ve dijital şiddetle ilgili terimleri ortak bir zeminde tanımlamak amacıyla yapılan bu çalışma, görünmez kalan bu şiddet biçimlerine karşı mücadelede önemli bir adım oldu.



