Türkiye, dijital medya platformları ve servis sağlayıcılarının faaliyetlerini ilk kez net bir yasal çerçeveye oturtmaya hazırlanıyor. Meta ve Google gibi küresel devlerin Türkiye'deki içerikler üzerinden milyarlarca liralık gelir elde etmesine rağmen, yeterli istihdam sağlamamaları ve içerik üreticilerine yeterince pay vermemeleri üzerine başlayan 'dijital kuşatma' tartışmaları, TBMM Dijital Mecralar Komisyonu'nun hazırladığı yasa taslağıyla yeni bir boyuta taşınıyor.
GENÇLER DİJİTAL DÜNYANIN ESİRİ OLDU
Komisyon Başkanı Nazım Elmas, dijitalleşmenin sadece ekonomik değil, toplumsal bir risk barındırdığına dikkat çekerek gençliğin önemli bir yol ayrımında olduğunu belirtti. Elmas, 'Gençlerin, dijital dünyanın bağımlısı, esiri olacak noktaya gelmeleri, kullanılmaları çok sıkıntılara yol açıyor. Gençlik, 'dijital dünya mı, yoksa insani dünya mı?' diye bir tercih yapmak zorunda' dedi. İnsanların hayatı hissedeceği bir yaşam tarzına yönelmesi gerektiğini savunan Elmas, bu sorunun çözümü için anaokulundan üniversiteye kadar her aşamada dijital bilinç kazandırılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
İÇERİK ÜRETİCİLERİ NASIL ÖDEME ALACAK?
Yasanın en çok merak edilen bölümlerinden biri de içerik üreticilerinin nasıl ödeme alacağı oldu. Elmas, içerik üreticilerinin bugüne kadar ihmal edilen haklarını savunarak, 'İnsanların ilgisini çeken içerik üretenlerin, bu üretimlerinden pratik gelir elde etmelerini hedefliyoruz' ifadelerini kullandı. Bu mağduriyeti gidermek için yapay zeka tabanlı bir takip sistemi kurulacak. Sistem sayesinde, bir haber veya içeriğin ilk kez ne zaman ve nerede yayınlandığı tespit edilecek, kimlerin kullandığı ve hangi platform üzerinden ne kadar trafik aldığı adım adım izlenecek. İçerik üreticileri platformlarla günlük, haftalık veya yıllık bazda telif sözleşmeleri imzalayabilecek ve telif ücretleri, tıklanma sayıları gibi kriterlere göre şeffaf bir şekilde hesaplanacak.
DİJİTAL TELİF KURULU DENETLEYECEK
Yasanın uygulanabilirliğini denetlemek amacıyla 'Dijital Telif Kurulu' hayata geçirilecek. Rekabet Kurumu, SPK ve Basın İlan Kurumu gibi kurumların temsilcilerinden oluşacak bu kurul, platformlar ile üreticiler arasında bir 'hakemlik' görevi üstlenecek. Tüm tarafların dahil olabileceği bir 'akredite yazılım sistemi' üzerinden tıklanma oranları ve ödeme süreçleri takip edilecek. Hazırlanan taslağa göre, yükümlülüklerini yerine getirmeyen hem ulusal hem de uluslararası platformlar için cezai müeyyideler kademeli olarak ağırlaşıyor. Haksızlık tespit edilmesi veya sözleşme ihlali durumunda Dijital Telif Kurulu yüksek tutarlı para cezaları, vergi ödemeleri ve rekabet ihlalleri üzerinden ek yaptırımlar ya da ihlalin ağırlığına göre faaliyet izinlerinin ve lisanslarının iptal edilmesi gibi yaptırımlar uygulanabilecek. CNN Türk'e açıklamalarda bulunan Ali Murat Kırık, yabancı platformların Türkiye'deki faaliyetlerini sert bir dille eleştirerek, 'Bu platformlar toplumların algı yapısını şekillendirebiliyor, siyasi ve sosyal gerilimleri tetikleyebiliyor ve ülkelerin iç dengelerine doğrudan müdahale edebiliyor' dedi. Uzmanlara göre yabancı sanal medya ve dijital platformlar uzun yıllardır bulundukları bölgelerde sessiz bir işgal gerçekleştiriyor. Türkiye'ye yatırım da yapmıyorlar ve istihdam da sağlamıyorlar, ancak bu ülkeden kazandıkları milyarlarca doları doğal olarak ülkelerine götürüyorlar. Bu tarihi düzenleme ile Türkiye, hem milyarlarca liralık ekonomik kaçağın önüne geçmeyi hem de dijital içerik üreticilerinin haklarını küresel platformlara karşı yasal güvence altına almayı hedefliyor.



