BİLİM VE TEKNOLOJİ
Yayınlanma : 23 Ocak 2026 00:21
Düzenleme : 23 Ocak 2026 00:21

Dijital devler 'onaylıyorum' tuzağıyla telif hakkı ihlali mi yapıyor? Hukukçular uyardı!

Dijital devler 'onaylıyorum' tuzağıyla telif hakkı ihlali mi yapıyor? Hukukçular uyardı!
Hukukçular, dijital platformların dayattığı sözleşmelerin Türk Borçlar Kanunu'na aykırı olabileceği ve yapay zeka tehdidiyle birlikte telif hakkı ihlallerine karşı mevcut yasaların yetersiz kaldığı uyarısında bulundu.

Dijital platformların, içerik üreticilerine hak ettikleri payı vermeden reklam gelirlerinden büyük bir kısmını alması, hukuki bir incelemeye tabi tutuluyor. Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sezercan Bektaş, Google ve Meta gibi teknoloji devlerinin dayattığı sözleşmelerin Türk Borçlar Kanunu'na aykırı olabileceğini ve yapay zeka ile dijital telif hakkı ihlallerine karşı mevcut yasada köklü değişiklikler yapılması gerektiğini vurguladı.

74 YILLIK KANUN DİJİTAL ÇAĞDA YETERSİZ KALIYOR

Türkiye'de telif haklarını düzenleyen 1952 tarihli 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK), hızla değişen dijital dünyaya uyum sağlamakta zorlandığını belirten Doç. Dr. Bektaş, özellikle haber içeriklerinin korunması noktasında ciddi bir hukuki belirsizlik yaşandığını ifade etti. Dijital teknolojilerin eserlerin üretilme ve dağıtılma biçimlerini tamamen değiştirdiğini dile getiren Bektaş, "Haber içeriklerinin ekonomik değeri karşısında klasik koruma rejimi yetersiz kalıyor. Bu durum, eser sahipleri ile basın mensuplarının mali haklarını ciddi şekilde etkiliyor. Basın yayın eserlerinin hangilerinin FSEK kapsamında olduğunun tespiti bile hukuki bir belirsizlik gösteriyor" dedi.

YAPAY ZEKA TEHDİDİ VE 'YER SAĞLAYICI' KILIFI ÇÖZÜLMELİ

Dijitalleşmenin yanı sıra yapay zekanın hızla gelişmesinin de içerik üreticileri için yeni bir tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Bektaş, yapay zekanın mali haklar üzerinde ciddi zararlara yol açtığını belirtti. Mevcut kanuni yapının bu tehditler karşısında güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TBMM Dijital Mecralar Komisyonu'nun bu konuda çalıştığını ve bu durumun belirsizlikleri gidermek için tarihi bir fırsat olduğunu söyledi. Ayrıca, Google ve Meta gibi platformların genellikle 'yer sağlayıcı' olarak tanımlanmasının, eser sahibinin izni olmadan eseri çoğaltmaları veya üzerinde değişiklik yapmaları durumunda onları sorumluluktan kurtarmayacağını, bu durumun FSEK kapsamında telif hakkı ihlali olduğunu ve platformların doğrudan sorumluluğu bulunduğunu belirtti. Kullanıcılara dayatılan ve müzakere şansı tanınmayan 'Hizmet Şartları'nın ise Türk Borçlar Kanunu'na göre geçersiz sayılabileceğini ekledi.