GÜNDEM
Yayınlanma : 06 Şubat 2026 10:06
Düzenleme : 06 Şubat 2026 10:06

Depremin 3. Yılında Sağlık Hizmetleri Çöküşte: Konteynerlerde Çalışan Hekimler İsyan Ediyor!

Depremin 3. Yılında Sağlık Hizmetleri Çöküşte: Konteynerlerde Çalışan Hekimler İsyan Ediyor!
6 Şubat depremlerinin 3. yılında, Adıyaman, Maraş ve Hatay'da birinci basamak sağlık hizmetleri yetersiz koşullarda sürüyor. Konteynerlerde çalışan hekimler, hasta mahremiyeti ve hijyen sorunlarıyla boğuşurken, kayıp hasta kayıtları maaş ke

6 Şubat depremlerinin üzerinden tam üç yıl geçti ancak depremden en çok etkilenen Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay'da birinci basamak sağlık hizmetleri hala tam anlamıyla ayağa kalkamadı. Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın yaptığı yerinde incelemeler, aile hekimleri, ebeler ve hemşirelerin hala sağlıksız ve güvencesiz koşullarda görev yaptığını gözler önüne serdi.

SAĞLIKÇILAR YETERSİZ KOŞULLARDA GÖREV YAPIYOR

Sendika Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi ve yönetim kurulu üyeleri, incelemeler sonucunda hekim ve sağlık çalışanlarının tavanı akan, tabanı su alan, hijyen standartlarından uzak ve tuvaleti bile bulunmayan konteynerlerde çalıştığını raporladı. Dr. Mehlepçi, "İki hekim, iki hemşire ve hastalar aynı anda sadece 21 metrekarelik bir alanda hizmet veriyor. Hasta mahremiyeti diye bir şey söz konusu değil, çalışanlar çaresizlik içinde bu koşulları kabullenmek zorunda kalıyor" diyerek mevcut durumun vahametini dile getirdi.

KAYIP HASTA KAYITLARI MAAŞ KESİNTİLERİNE YOL AÇIYOR

Deprem sonrası bölgede yaşanan göçler, vefatlar ve ulaşılamayan hastaların kayıtlarının sistemden düşürülememesi, aile hekimlerini maaş kesintileriyle karşı karşıya bırakıyor. Dr. Mehlepçi, "Bu durum, çalışanların dayanma gücünü tamamen tüketiyor. Neredeyse tamamı kaderine terk edilmiş hissiyle çalışıyor" şeklinde konuştu. Raporda ayrıca, bazı Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) günlük hasta sayısının 200-250'ye, yoğun dönemlerde ise 1000'e ulaştığı, bu koşullarda elektrik, yangın ve hijyen risklerinin ciddi boyutlara ulaştığı vurgulandı. Konteynerlerin fiziki dayanıklılığının azaldığı, zeminlerdeki sorunlar nedeniyle su aldığı ve kötü koku oluştuğu da belirtildi.

HATAY'DA DURUM DAHA DA KRİTİK

Özellikle Hatay'ın birinci basamak sağlık hizmetleri açısından en zor durumda olan illerden biri olduğu kaydedildi. TOKİ konut alanlarında yeni ASM'lerin inşa edilmediği ve mevcut yönetmeliklerin deprem sonrası gerçekleri göz ardı ederek uygulanmaya devam ettiği belirtildi. Keskincik gibi bazı bölgelerde ise yaklaşık üç yıldır çocukların aşılarının yapılamadığı ve aile hekimi bulunmadığı bilgisi paylaşıldı. Dr. Mehlepçi, "Hatay, hem sağlık çalışanları hem de halk için sürdürülemez boyutta mağduriyetin yaşandığı bir il haline gelmiştir" uyarısında bulundu. Sendika, bölgede acilen birinci basamak sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, konteyner ve geçici yapılara kalıcı çözümler bulunması, çalışanların mağduriyetinin giderilmesi ve halkın temel sağlık hizmetlerine erişiminin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.