ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi'ne (NOAA) göre, deniz suyundaki altın miktarı trilyonda birkaç parçacık seviyesinde ölçülüyor. Bu, milyarlarca litre suyun içinde yalnızca çok küçük miktarlarda altın bulunduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla, okyanusların sunduğu devasa servet, şu an için erişilemeyen bir kaynak olarak kalıyor.

TEORİK OLARAK ON MİLYONLARCA TON ALTIN
Araştırmalar, okyanuslarda teorik olarak on milyonlarca ton altın bulunabileceğini ortaya koyuyor. Ancak, bu altın ne yazık ki külçe ya da damarlar halinde değil, deniz suyunun içinde çözünmüş halde yer almakta. Bilim insanları, bir gram altına ulaşmak için milyarlarca litre suyun işlenmesi gerektiğini ifade ediyor.
YENİ YÖNTEMLER ÜZERİNDE ÇALIŞILIYOR
Yüz yıllar boyunca deniz suyundan altın elde etmek için çeşitli yöntemler denendi. Özellikle elektrokimyasal yöntemler üzerinde yoğunlaşılmıştı; fakat kullanılan enerji ve işletme maliyetleri, elde edilen altının değerini aşınca bu girişimler başarısız oldu. Günümüzde, özel polimerler, gelişmiş membranlar ve nanomalzemeler kullanılarak altın iyonlarını seçici bir biçimde yakalamaya yönelik araştırmalar devam ediyor. Ancak, şu ana kadar hiçbir yöntem ticari ölçekte uygulanabilir bir aşamaya ulaşamadı. Araştırmacılar, deniz suyundan altın çıkarılmasının yalnızca ekonomik açıdan değil, çevresel etkileri bakımından da büyük sorunlar yaratabileceğine vurgu yapıyor. Milyarlarca litre suyun işlenmesinin deniz ekosistemleri üzerinde ciddi etkileri olabileceği belirtiliyor. Bu nedenle, okyanusların derinliklerinde sessizce bekleyen bu dev servet, modern mühendisliğin henüz ulaşamadığı bir kaynak olmayı sürdürüyor.


