EKONOMİ
Yayınlanma : 27 Ocak 2026 07:06
Düzenleme : 27 Ocak 2026 07:06

DEİK, krizleri fırsata çevirmek için 33 ülkeye odaklanıyor

DEİK, krizleri fırsata çevirmek için 33 ülkeye odaklanıyor
DEİK, küresel belirsizlikleri fırsata çevirmek amacıyla 33 ülkeye odaklanacak. 'Made in Europe' yaklaşımı ve ABD'den yatırım çekme hedefleri öne çıkıyor. 2026'dan daha elverişli bir yatırım ortamı bekleniyor.

Özel sektörün dış ticaretteki yeni yol haritasını belirleyen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), küresel belirsizlik ortamında krizleri fırsata dönüştürmek amacıyla 33 ülkeye odaklanma kararı aldı. DEİK Başkanı Nail Olpak, bu stratejinin detaylarını ve 2026 yılından beklentilerini bir basın toplantısında paylaştı.

STRATEJİK ODAK: 33 ÜLKE

Olpak, pandemi sonrası artan ticaret savaşları ve küresel belirsizliklere rağmen yeni fırsat alanlarının doğduğunu vurguladı. DEİK'in mevcut stratejilerini güncelleyerek, G-20 ülkeleri ve Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülkeler başta olmak üzere 33 ülkeye daha fazla odaklanacağını belirtti. Bu adımın, ülkenin orta ve uzun vadeli dış ekonomik hedeflerini, küresel dönüşümleri ve stratejik vizyonunu desteklemesi amaçlanıyor.

'MADE IN EUROPE' VE ABD GİRİŞİMİ

Avrupa Birliği'nin kendi sanayisini güçlendirmeye yönelik 'Made in Europe' yaklaşımının yeni bir gündem maddesi olduğunu dile getiren Olpak, Türkiye'nin bu süreçte oyunun dışında kalmaması gerektiğini söyledi. Avrupa nezdindeki en önemli lobi faaliyetlerinin bu yönde olacağını ifade etti. Diğer yandan, ABD'li yatırımcıların ve finans kuruluşlarının Türkiye'ye daha fazla ve nitelikli yatırım yapmalarını sağlamanın da önemli bir hedef olduğunu belirtti.

2026 BEKLENTİLERİ

2025 yılının sanayici ve ihracatçılar için rekabet ve finansman sorunlarının öne çıktığı bir yıl olduğunu hatırlatan Olpak, tüm zorluklara rağmen ülke olarak yüzde 4'e yaklaşan büyüme oranı, 273 milyar doları aşan mal ihracatı ve 123 milyar doları aşan hizmet ihracatına ulaşıldığını kaydetti. 2026'nın 'reform yılı' ilan edilmesiyle birlikte finansal koşulların ve yatırım ortamının daha elverişli olacağına dair umutlu olduklarını sözlerine ekledi.