Milli İstihbarat Akademisi (MİA), terör örgütü DEAŞ’a yönelik yeni bir rapor yayınladı. Raporda, DEAŞ’ın Irak ve Suriye’deki kayıplarının ardından stratejik odağını Afrika’ya kaydırdığı belirtiliyor. Örgütün bu kaymasının temel nedeni olarak kıtadaki zayıf devlet yapılarının yanı sıra sosyoekonomik eşitsizlikler ve güvenlik boşlukları gösteriliyor.
DEAŞ'IN AFRİKA'DAKİ YENİDEN YAPILANMASI
Rapora göre, DEAŞ, Afrika coğrafyasında vilayet sistemi üzerinden yeniden yapılandı ve yerel dinamiklerle uyumlu ilişkiler geliştirdi. Sahel’den Mozambik’e kadar geniş bir alanda etkinliğini artıran örgüt, klasik merkezi yapısından ademi merkeziyetçi bir modele geçiş yapmış görünüyor. Bu durum, örgütün yerel koşullara uyum sağlamasını ve kalıcı yapılar inşa etmesini kolaylaştırıyor.
GENÇLER VE ÇEVRESEL KRİZLER
DEAŞ, özellikle genç erkekleri hedef alarak aidiyet ve ekonomik güvence vaat ediyor. Bazı bölgelerde ise halkla kurduğu ilişkiler aracılığıyla yerel meşruiyet sağlamaya çalışıyor. Raporda, çevresel krizlerin de DEAŞ’ın yükselişinde önemli bir rol oynadığı vurgulanıyor. Kuraklık, göç ve su kaynaklarının tükenmesi gibi faktörler, özellikle tarıma dayalı ekonomilerde birey ve toplulukları savunmasız bırakıyor. DEAŞ, bu koşullarda sunduğu alternatif düzen önerileriyle cazip bir aktör haline gelebiliyor.
TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Raporda, Türkiye'nin DEAŞ'a karşı mücadelesinin önemi de vurgulanıyor. Türkiye'nin terör örgütüyle mücadelesi, DEAŞ'ın Afrika'ya kaymasını engellemek için önemli bir adım olarak görülüyor. Ancak, Afrika'daki zayıf devlet yapılarının ve çevresel krizlerin DEAŞ'ın büyümesi için elverişli bir ortam sağladığı gerçeği de göz ardı edilemiyor.



