Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Gazze'deki gelişmelere ve kalıcı barışın sağlanması yönündeki çabalara değindi.
GAZZE'DE ATEŞKES VE YARDIM VURGUSU
Erdoğan, Gazze'de 2 yıldır süren katliam ve soykırımı kalıcı olarak durduracak her projeye Türkiye'nin tam desteğini vereceğini belirtti. Hamas ile İsrail arasında ateşkes konusunda mutabakat sağlandığı yönündeki haberlerin ardından, varılan anlaşmanın Gazze ve diğer Filistin topraklarında kalıcı barış, huzur ve güvenliğe vesile olmasını dilediğini ifade etti. İsrail hükümetinin imzasının arkasında durması ve bölgenin güvenliğine tehdit oluşturan saldırgan politikalarına son vermesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Gazze'ye insani yardım girişlerinde hiçbir pürüz çıkarılmaması gerektiğini söyledi. İki devletli çözümün bölgede kalıcı barışın anahtarı olduğuna inandıklarını ve adil barışı savunmaya devam edeceklerini kaydetti.
MAZLUMLARIN DUASI VE TÜRKİYE'NİN GÜCÜ
Filistinli kardeşlere tüm güçleriyle sahip çıkacaklarını belirten Erdoğan, mazlumların hayır duasını almanın kendileri için en büyük bahtiyarlık olduğunu dile getirdi. Milletin bu samimiyeti gördüğünü ve anladığını ifade eden Erdoğan, ana muhalefetle aralarındaki farkı, onların gerilimden beslenip kutuplaştırma tarafında yer alırken, kendilerinin kardeşliği ve kucaklaştırmayı savunduklarını söyledi. Ayrıca, ana muhalefet partisinin belediyelere çöken tufeylilere çalıştığını, kendilerinin ise 86 milyona çalıştığını ve slogan üretmek yerine Türkiye'nin sorunlarına çözüm ürettiklerini belirtti. CHP Genel Başkanı Özel'in ABD seyahatleri ve Gazze'yi kirli siyasete alet etmesi gibi konulara da değinen Erdoğan, yalanların ve iddiaların kendisinde patladığını ifade etti. Türkiye'nin 783 bin kilometrekarelik coğrafyasıyla ufku sınırlandırılamayacak bir ülke olduğunu, itibarının, gücünün, sözünün ağırlığının ekonomisinden, nüfusundan ve topraklarından çok daha ötesinde olduğunu vurguladı. Artık dünyaya öncülük eden, kendisine güvenen ve sözünün ağırlığı olan bir Türkiye gerçeği olduğunu söyledi. Ekonomide uygulanan makro istikrar programının müspet neticelerinin görülmeye devam ettiğini, dezenflasyon sürecini kesintisiz sürdürürken, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikaları güçlendireceklerini ekledi.
GAZZE'YE İLK BEN GİDECEĞİM
Salondaki katılımcıların "Reis bizi Gazze'ye götür" sloganlarına karşılık veren Erdoğan, "Gazze'ye önce ben gideceğim sonra siz" yanıtını verdi. Türkiye'nin aktif dış politikası, ilkeli duruşu ve diplomatik tecrübesiyle son sürecin lokomotiflerinden biri olduğunu söyledi. Filistinli kardeşlerin ve özellikle Hamas'ın barışa hazır olduklarını basiretli bir tavırla gösterdiğini, bölgedeki diğer Müslüman ülkelerin de görüşmelere destek olduğunu belirtti. Bu sayede 2 yıllık zulmün, soykırımın, yıkımın ve vahşetin ardından Gazze'de buruk da olsa ilk defa yüzlerin gülmeye başladığını ifade etti. Kim ne derse desin, Gazzeli mazlum ve mağdurları sevindiren her çaba, her imza, her adımın Türkiye için de makbul olduğunu sözlerine ekledi.



