Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyadaki hassas duruma ve bölgesel gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Sorunlara çözüm üretebilmenin önemine dikkat çeken Erdoğan, rehavete kapılma lükslerinin olmadığını belirtti.
BÖLGESEL KRİZLER VE TÜRKİYE'NİN TAVRI
Dünyanın en zorlu bölgelerinden birinde yaşadıklarını ve küresel krizlerin etkilerinin hissedildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'a yönelik saldırılarla ilgili Türkiye'nin tutumunu net bir dille ifade etti. Merhum Hamaney başta olmak üzere İranlı kardeşlerine rahmet dileyen Erdoğan, İran halkına başsağlığı dileklerini iletti. Taraflar arasındaki tansiyonun tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle çaba gösterdiklerini ancak müzakere masasından umut edilen neticenin çıkmadığını söyledi. İsrail'in tahrikleriyle anlaşmazlıkların sıcak çatışmaya dönüştüğünü belirten Erdoğan, Türkiye'nin her zaman barışçıl politikalar izlediğini ve komşularıyla iyi ilişkiler kurmayı hedeflediğini dile getirdi.
ATEŞKES VE DİYALOG ÇAĞRISI
Türkiye'nin sulhun tarafında olduğunu ve kan dökülmemesi, gözyaşlarının dinmesi, bölgenin kalıcı huzura kavuşması için çalıştığını ifade eden Erdoğan, önceliklerinin ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılması olduğunu vurguladı. Gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel çapta ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunan Erdoğan, ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin kimse tarafından taşınamayacağını, yangın daha fazla büyümeden söndürülmesi gerektiğini söyledi. Bu hassas süreçte Türkiye'nin güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri aldıklarını ve her gelişmeyi dikkatle analiz ettiklerini belirten Erdoğan, savaşı durdurmak için çalıştıklarını ve her fırtınada olduğu gibi bu durumdan da ülkeyi selamete çıkaracaklarını ifade etti.



