İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün TBMM'ye sunduğu çarpıcı veriler, çocukların suçla erken yaşlarda dijital platformlar aracılığıyla tanıştığını ortaya koyuyor. Rapora göre, kişisel veri çalma, hesap ele geçirme ve dijital tehdit gibi eylemler, özellikle 14-15 yaş grubundaki gençler tarafından 'beceri' veya 'merak' olarak görülüyor ve suç olarak algılanmıyor.
'BEĞENİ' İLE BAŞLAYAN TEHLİKE
Çocukların suçla ilk temas noktası genellikle dijital oyunlar ve sosyal medya platformları. Instagram, TikTok, X, YouTube, WhatsApp gibi mecralar siber zorbalık, cinsel istismar ve suç örgütü propagandası gibi riskler barındırıyor. Suç, çoğu zaman bir mesajlaşma, oyun içi sohbet veya basit bir 'beğeni' ile başlıyor. Çocuklar, etkileşim alma isteğiyle kapalı gruplara yönlendirilerek daha ağır suçlarla yüzleşebiliyor. Beğeni, yorum ve paylaşım sayısının bir 'değer ölçütü' haline gelmesi, tehdit ve şiddet içerikli paylaşımların bile normalleşmesine neden oluyor.
ALGORİTMALAR SUÇ SÜRECİNİ HIZLANDIRIYOR
Sosyal medya ve video platformlarının algoritmaları, çocukların suça sürüklenme sürecini hızlandırıyor. Bir kez şiddet veya çete içerikli bir paylaşımla karşılaşan çocukların benzer içeriklere sürekli yönlendirilmesi, suçun dijital ortamda 'olağan' hale gelmesine yol açıyor. Bu durum, suç örgütlerinin çocuklara ulaşmasını kolaylaştırıyor. Mevcut yasal düzenlemelerin dijital suçları büyük ölçüde kapsadığı ancak içeriklerin geç kaldırılması, yurt dışı kaynaklı platformların işbirliği yapmaması ve VPN kullanımı gibi nedenlerle faillerin tespitinde zorluklar yaşandığı belirtiliyor.
BAKANLIK UYARDI: OYUN KARAKTERLERİ ÖZGÜVEN VERİYOR
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların suça itilmesinin anlık olaylardan ziyade okul, aile, çevre ve dijital alanı kapsayan bir risk zincirinden kaynaklandığını vurguladı. Göktaş, çocukların oyunlarda 'daha güçlü, karanlık ve bütün silahları kullanabilen karakterleri' seçtiğini, çünkü bu karakterlerin kendilerine cesaret ve özgüven verdiğini belirtti. Bakanlık, erken müdahale, aileyi güçlendirme ve ihtisaslaşmış hizmetlerle risk altındaki çocukları yakından takip ediyor. 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesinin önemine dikkat çekilerek, dijital mecralar üzerinden çocuklara ulaşan suç yapılarına karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiği ifade edildi. Raporda ayrıca, dijital temasın erken yaşta denetlenmesi, okullarda dijital okuryazarlık eğitimi, etkin yaş doğrulama sistemleri, suç ve şiddet içeriklerinin sınırlandırılması, kapalı dijital gruplara sıkı denetim ve aileler için erken uyarı sistemleri gibi önerilere yer verildi.



