CHP içinde, olası bir ara seçim senaryosunda 55 sandalyelik bir dağılımın AK Parti'nin lehine şekillenebileceği endişeleri yükseliyor. Parti kulislerinde dolaşan bu değerlendirmelere göre, AK Parti'nin MHP'nin de desteğiyle bu 55 sandalyeden en az 40'ını alabileceği öngörülüyor. Bu durum, Cumhur İttifakı'nın Meclis aritmetiğinde anayasa değişikliği için gereken kritik çoğunluğa ulaşması riskini de beraberinde getiriyor.
MECLİS'TEN ÇEKİLME TARTIŞMALARI
Bu endişeler, parti içinde farklı strateji önerilerini de beraberinde getiriyor. Bazı CHP milletvekilleri, "sine-i millet" tartışmalarını bir kenara bırakarak Meclis'ten tamamen çekilmenin ve doğrudan sahaya inmenin daha etkili bir yol olacağını savunuyor. Bu görüşü savunanlar, mitingler yerine doğrudan seçmenle temas kurulacak, köy köy ve ilçe ilçe gezilerek tabanın yeniden mobilize edileceği bir model öneriyor. Aynı çevrelerin, Ekrem İmamoğlu odaklı mitinglerin zaman kaybı olduğunu düşündüğü ve bu eleştirilerini parti yönetimine ilettiği öğrenildi.
KIRSAL ALAN STRATEJİSİNE ŞÜPHECİ YAKLAŞIM
Ancak parti içinde bu kırsal alan stratejisine mesafeli duran bir başka grup da mevcut. Bu kesime göre, kırsal bölgelerdeki seçmen yoğunluğunun sınırlı olması nedeniyle bu yöntemin seçim sonuçlarına etkisi beklenenden düşük kalabilir. Bu nedenle, daha geniş kitlelere ulaşabilecek farklı kampanya yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiği savunuluyor. Bu gelişmeler, CHP'nin gelecekteki stratejisi hakkında önemli tartışmaları tetikliyor.



