CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 4 Mayıs'ta başlattığı 'sahaya inme, kapı kapı dolaşma' stratejisi, parti içinde ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Özel'in grup toplantısı sonrası il ve ilçe başkanlarına "Sizin göreviniz burada beni dinlemek değil, sahaya inmek" şeklindeki çıkışı, parti içinde "Sahaya ineceğiz ama vatandaşa ne anlatacağız?" sorusunu alevlendirdi.
VEKİLLER SAHAYA ÇIKMAK İSTEMİYOR
Milletvekillerinin çeşitli illerde vatandaş buluşmaları için görevlendirilmesi de parti içindeki huzursuzluğu artırdı. Bazı milletvekillerinin, ekonomi, yargı ve yerel yönetimlere ilişkin ortak bir söylem belirlenmediği gerekçesiyle sahaya çıkmak istemediği bildiriliyor. Vekillerin bir diğer endişesi ise, CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarına karşı verebilecekleri somut bir karşılığın olamaması. Son dönemde, görevden uzaklaştırılan eski belediye başkanları Muhittin Böcek ve Özkan Yalım'a ilişkin iddialara yanıt üretilememesi, CHP içinde seçim kampanyasını Ekrem İmamoğlu üzerine inşa ettirme stratejisini de tartışmaya açtı. Özgür Özel'e mesafeli duran bazı vekiller, "Bu işi sadece milli irade gaspı diyerek yanıtlamak yetmiyor, bazı davalarda çok ciddi iddialar var ama verecek yanıtımız yok. Vatandaşa sadece Ekrem Bey mağdurdur diyerek işin içinden sıyrılamıyoruz" görüşünü savunuyor.
SAHA İÇİN ÇALIŞMA METNİ BİLE YOK
Parti kulislerinde, "Bir iletişim stratejimiz yok. Vatandaşa hangi başlıklarda hangi mesajı vereceğimiz belli değil" diyen Özel destekçisi vekiller, parti yönetiminden Meclis'e ve örgütlere iletilen bir çalışma metninin de olmadığını ifade ediyor. Bir milletvekili, "Ne anlatacağımız belli, ne konuşacağımız belli. Biz sokağa indiğimiz de vatandaşa bir programla gitmeliyiz" diyerek bu eksikliğe dikkat çekiyor. Parti kulislerinde, CHP'nin son dönemde gündemi anlık siyasi çıkışlarla yönetmeye çalıştığı ancak örgütü besleyecek güçlü bir program ortaya koyamadığı yorumları yapılıyor. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na ve Özel'e mesafeli durmaya çalışan vekiller ise, "Ankara'da strateji üretilmeden örgüte sahaya inin dendi. Örgüt vatandaşın hangi sorununa hangi çözümü üreteceğimizi bilmiyor. Çünkü öyle bir reçete yok" sözleriyle durumu özetliyor.



