GÜNDEM
Yayınlanma : 02 Haziran 2026 04:25
Düzenleme : 02 Haziran 2026 04:25

CHP'de deprem: Kurultay mı, parti mi yoksa siyasi varlık mı tehlikede?

CHP'de deprem: Kurultay mı, parti mi yoksa siyasi varlık mı tehlikede?
CHP'de olağanüstü kurultay çağrıları, hukuki belirsizlikler ve seçim yeterliliği tartışmaları derinleşiyor. Grup yönetimi ve olası Yargıtay kararlarının partinin geleceğini belirleyeceği bir döneme girildi. 111 milletvekili kurultay çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki belirsizlikler, olağanüstü kurultay çağrıları ve hukuki tartışmalarla derinleşiyor. Bir yanda delegelerden imza toplama çabaları sürerken, diğer yanda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grubu'nun statüsü ve partinin seçimlere katılma yeterliliği gibi kritik sorular havada asılı kalmış durumda. Mutlak butlan kararının ardından partinin yönetim meşruiyeti, olağanüstü kurultayın toplanıp toplanamayacağı, TBMM Grup yönetiminin kimde olacağı ve en önemlisi partinin gelecekteki seçimlere girip giremeyeceği gibi başlıklar, parti içinde yoğun bir tartışma zemini oluşturuyor.

KURULTAY AÇMAZI VE HUKUKİ SARMAL

Mutlak butlan kararının yarattığı karmaşa, CHP'de Özgür Özel'e yakın delegelerin, parti yönetim krizini aşmak amacıyla olağanüstü büyük kurultay için imza toplamasına yol açtı. Parti tüzüğüne göre, yeterli imza toplandığında kurultay talep edilebiliyor. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın çevreler, mevcut hukuki durum ve Yargıtay sürecinin tamamlanmadan toplanacak bir kurultayın veya alınacak kararların geçerliliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu durum, partiyi bir hukuki açmazın içine sürüklemiş görünüyor.

PATRON KİM SORUSU VE SEÇİM YETERLİLİĞİ BELİRSİZLİĞİ

Kılıçdaroğlu ekibinin, partideki çift başlılığı sonlandırmak adına TBMM Grup yönetiminin de yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşleri, 2019'da değiştirilen CHP Parti Grup Yönetmeliği ile karşılaşıyor. Özel'in grup başkanlığına seçilme ve grup yönetimini oluşturma sürecinin mevcut yönetmeliğe uygun olduğu belirtilirken, Kılıçdaroğlu cephesinin tüzük yetkilerine dayanarak TBMM Başkanlığı nezdinde girişimlerde bulunduğu ifade ediliyor. Öte yandan, Temmuz 2026'ya kadar kurultay yapılmaması halinde partinin seçimlere katılım yeterliliğinin risk altına girebileceği endişesi de dile getiriliyor. Kılıçdaroğlu ekibi ise, önceki kurultaylar hakkında iptal kararı bulunmadığını ve Yargıtay'ın olası bir iptal kararında derhal kurultaya gidilerek yeni yönetimin belirlenebileceğini savunuyor. Bu karmaşık tablo içinde, 111 milletvekilinin ortaklaşarak 12 Temmuz 2026'da olağanüstü kurultay çağrısı yapması ve 600'ü aştığı iddia edilen imza sayısı, partideki mücadelenin ne denli kızıştığını gözler önüne seriyor. Bu arada, görevden alınan Özgür Özel'in bugün TBMM Grup Toplantısı'na 'Grup Başkanı' sıfatıyla başkanlık edecek olması, parti içi güç mücadelesinin önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.