GÜNDEM
Yayınlanma : 07 Temmuz 2026 14:16
Düzenleme : 07 Temmuz 2026 14:16

Cevdet Yılmaz'dan NATO Zirvesi'nde iddialı hedef: Savunma ihracatında gözümüz ilk 10'da!

Cevdet Yılmaz'dan NATO Zirvesi'nde iddialı hedef: Savunma ihracatında gözümüz ilk 10'da!
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin savunma ihracatında dünya 11.'si olduğunu ve yakın gelecekte ilk 10'a girmeyi hedeflediklerini açıkladı. Yerlilik oranının %80'i aştığına dikkat çekti.

Savunma sanayimizin geçirdiği olağanüstü dönüşümü vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin artık sadece belirli alanlarda değil; hava, kara, deniz, siber ve uzay gibi tüm stratejik cephelerde tam kapsamlı bir ürün yelpazesine ulaştığını belirtti. Bu vizyoner yaklaşımla Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki yerlilik oranının yüzde 80'i aşması, savunmadaki tam bağımsızlık yolunda atılan en somut adım olarak dikkat çekiyor.

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİNDE YÜKSELİŞİ

Yılmaz'ın NATO Zirvesi'ndeki açıklamalarına göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği sayesinde savunma sanayinde erken bir dönemde yola çıkmanın avantajını yaşıyor. Şu anda savunma ihracatında dünya 11.'si olan Türkiye'nin hedefi, yakın gelecekte ilk 10'a girmek. Bu, futbol ligleri metaforuyla ifade edildiğinde, Türkiye'nin artık birinci ligde olmayı hedefleyen bir konuma geldiğini gösteriyor.

MÜTTEFİKLER İÇİN GÜVENİLİR KAYNAK

Savunma sanayimizin kapsamlı bir dönüşümden geçtiğini ve ürün yelpazemizin artık tüm stratejik alanları kapsadığını belirten Yılmaz, bu çabaların sonucunda Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinin yerlilik oranının yüzde 80'i aştığını vurguladı. Türkiye, hem müttefik ülkeler için güvenilir bir tedarikçi hem de proje ortağı haline geldi. Son bir yılda savunma ve havacılık ihracatının 11 milyar doları aştığını ve bunun yarısından fazlasının NATO ve AB ülkelerine yapıldığını ekledi. Elektronik harp sistemlerinden savaş gemilerine, beşinci nesil savaş uçaklarından derin taarruz yeteneklerine kadar her alanda son teknoloji ürünler üretebilen Türkiye'nin dünyadaki en büyük 100 savunma şirketinden 5'ine ev sahipliği yapması, bu başarının tesadüf olmadığını gösteriyor. Bu ilerlemenin, kamu ve sanayinin sıkı iş birliği ve savunma sanayi firmalarının sürece erken dahil edilmesiyle başarıldığına dikkat çekti.