Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Yılmaz, bütçenin sadece rakamlardan değil, bir ülkenin politikalarının tartışıldığı bir platform olduğunu vurgulayarak, bütçe hakkının nihai olarak Meclis'te bulunduğunu belirtti.

RAKAMLAR MİLLİ GELİRE ORANLA DEĞERLENDİRİLMELİ
Yılmaz, muhalefetin bütçe açığı ve faizler gibi konularda nominal rakamlara odaklandığını ancak asıl önemli olanın bu rakamların milli gelire oranı olduğunu söyledi. Deprem gibi olağanüstü durumların getirdiği ek harcamalar nedeniyle borçlanma ve faiz yükünün arttığını, ancak orta vadede bu yükün azalacağını öngördüğünü ifade etti. Küresel gelişmelerin yaşandığı bu dönemde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye'ye büyük bir avantaj sağladığını, kriz anlarında hızlı ve etkili icra kabiliyeti sunduğunu savundu.

YEREL YÖNETİMLERDE REFORM VE SOSYAL POLİTİKALAR
Belediyelerin öncelikle asli görevlerini yerine getirmesi gerektiğini belirten Yılmaz, yatırımların payının düştüğüne dikkat çekerek yerel yönetimlerde bir reform ihtiyacı olduğunu vurguladı. Kaynakların verimli kullanılması ve israfın önlenmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, kendi imkanlarıyla sorun çözen başarılı belediye başkanlarının da bulunduğunu hatırlattı. Sosyal politikalar alanında ise, gelir tamamlayıcı aile destek modeliyle yeni bir sistemin pilot uygulamasının önümüzdeki yıl başlayacağını ve 2027'de tüm ülkeye yayılacağını duyurdu. Bu modelin istihdam piyasalarını olumsuz etkilemeyeceğini belirtti. Ayrıca, su meselesinin gelecek dönemde önemli bir beka sorunu olacağını ve bu alanda kapsamlı çalışmalar yapıldığını aktardı. Şehirlerdeki su şebekelerindeki kayıp kaçağın azaltılmasının önemine değindi.

EKONOMİK BAŞARILAR VE GELECEK HEDEFLERİ
Yılmaz, son 23 yılda Türkiye'nin dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme yakaladığını ve altyapının dönüştüğünü ifade etti. Enflasyonla mücadelede önemli adımlar atıldığını ve gelecek yıl sonunda tek haneli rakamlara ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Ekonomi programının doğruluğuna inandıklarını ve yapısal reformlarla programın daha da güçlendirileceğini söyledi. Altınla satın alma gücü hesaplamasının teknik bir tutarlılığının olmadığını, Amerika ve Avrupa gibi ülkelerde de altın bazında satın alma gücünün düştüğünü örneklerle açıkladı. İşsizlik Sigortası Fonu'nun amacının sadece para vermek değil, istihdamı korumak ve geliştirmek olduğunu da sözlerine ekledi.



