GÜNDEM
Yayınlanma : 05 Şubat 2026 11:44
Düzenleme : 05 Şubat 2026 11:44

Çeşme'nin dev arazisi İstanbul'a ihale edildi: İmamoğlu ekibi rant iddialarıyla gündemde

Çeşme'nin dev arazisi İstanbul'a ihale edildi: İmamoğlu ekibi rant iddialarıyla gündemde
Çeşme'de 17 dönümlük arazinin Alataş A.Ş.'ye 2,5 milyar TL'ye devredilerek turizm tesisi yapılması planlanırken, AK Parti ve MHP rant iddialarını gündeme taşıdı. İstanbul'dan getirilen yönetici ve belediye başkanının açıklamaları da eleştir

CHP'li Çeşme Belediyesi'nin iştiraki Alataş A.Ş.'nin yönetimi ve üstlendiği imar işleri, AK Parti ve MHP gruplarının sert eleştirilerine neden oldu. Alaçatı'da bulunan 17 dönümlük arazinin, Alataş A.Ş.'ye 2,5 milyar TL karşılığında devredilerek dev bir turizm tesisi inşa edilmesi planlanıyor. Ancak muhalefet partileri, Alataş şirketinde ortaklığı bulunan şahısların kimliğine dikkat çekerek rant iddialarını gündeme taşıdı.

İSTANBUL'DAN GETİRİLEN YÖNETİCİ TARTIŞMASI

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediyesi Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, belediye meclisinde Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli'yi eleştirerek, Alataş A.Ş. yönetim kurulu başkanlığına İstanbul'dan getirilen Av. Doğuşcan Aydın Aygün'ün liyakatini ve Çeşme ile olan ilgisini sorguladı. Atmaca, 39 yaşındaki genç bir partilinin, İstanbul'da ikamet ederken Çeşme'deki milyarlarca liralık yatırımı nasıl yöneteceğini sordu ve eğer bu konuda yeterli bilgi birikimine sahipse neden belediye şirketinde maaşla çalıştığını belirtti.

BAŞKAN DENİZLİ'DEN TARTIŞMALI AÇIKLAMALAR VE YEREL İŞLETMECİLERE İHANET İDDİASI

Bu arada, Çeşme Belediye Başkanı Denizli'nin turizm sorunlarına yönelik sorumluluk almayıp özel sektörü hedef alan açıklamaları da eleştiri konusu oldu. Denizli'nin "Nitelikli turistin gelmesi için nitelikli otellerin açılması gerekiyor" şeklindeki sözleri, yerli turistleri ve ilçeye yatırım yapmış turizmcileri aşağılamak olarak yorumlandı. AK Partili Meclis Üyesi Faruk Yılmaz ve MHP'li Meclis Üyesi Yunus Emre Koç ise arazinin devri konusunda şeffaflık eksikliğini vurgulayarak, bu durumun Çeşme halkına ihanet olduğunu ve bölgenin ranta kurban edildiğini savundu. Ayrıca, yılbaşı panayırı ve ot festivali gibi organizasyonlara ilişkin ihalelerin de büyük ölçüde İstanbul merkezli firmalara verilmesi ve yerel firmaların dışarıda bırakılması tepki çekti.