EKONOMİ
Yayınlanma : 29 Eylül 2025 13:15
Düzenleme : 29 Eylül 2025 13:15

Büyük sermaye gruplarının döviz manipülasyonu: Vergi düzenlemesiyle frenleniyor

Büyük sermaye gruplarının döviz manipülasyonu: Vergi düzenlemesiyle frenleniyor
Türkiye ekonomisinde döviz manipülasyonu ve yüksek faiz baskısı sürerken, büyük sermaye gruplarının kur üzerindeki etkisi ele alınıyor. Bireysel döviz kazançlarına vergi getirilmesiyle spekülatif atakların önüne geçilmesi hedefleniyor.

Türkiye ekonomisi, döviz kurundaki dalgalanmaların tetiklediği enflasyon ve buna karşı uygulanan yüksek faiz politikalarının oluşturduğu bir kısır döngüyle mücadele etmektedir. Son iki yılda yaşanan döviz kurundaki artışlar, ithalat maliyetlerini yükselterek enflasyonu beslerken; yüksek faiz oranları ise hem üretim maliyetlerini artırmakta hem de kredi erişimini zorlaştırmaktadır. Bu durum, üretim ve tüketimi daraltarak ekonomik kırılganlıkları derinleştirmekte, konkordato ilanlarını ve iflasları artırmakta, sanayicileri ise işçi çıkarmaya zorlamaktadır.

SPEKÜLATİF ATAMLAR VE YETERSİZ DENETİM

Son yıllarda Türkiye ekonomisi, döviz kuru şokları, yüksek faiz baskısı ve borsa manipülasyonlarıyla sarsılmaktadır. Bu gelişmelerin ardında sadece küresel etkiler değil, aynı zamanda güçlü yerli sermaye gruplarının yönlendirdiği sistematik spekülasyonlar da yatmaktadır. Bu gruplar, bankalardaki mevduatların önemli bir kısmını, kişisel döviz hesaplarını ve şirket varlıklarını kontrol ederek kur, faiz ve borsa üzerinde manipülasyon yapma gücüne sahiptir. Özellikle düşük kredi faizi dönemlerinde, denetimden yoksun biçimde TL bazlı kredi kullanarak döviz satın alınması, piyasada yapay bir kur yükseltme mekanizmasını çalıştırmıştır. Bankalardan ucuza sağlanan TL kaynaklarının spekülatif biçimde dövize çevrilmesi, döviz talebini yapay olarak şişirerek kuru dramatik bir şekilde yukarı sıçratmış ve finansal sistemde kalıcı bir oynaklık yaratmıştır. Bu durum, vatandaşın satın alma gücünü azaltarak belirsizlik ve tedirginlik oluşturmuştur.

MALİ ADALET İÇİN VERGİ DÜZENLEMESİ

Bireysel döviz kazançlarına yönelik vergi düzenlemesi, mali adaleti sağlamayı, spekülatif davranışları caydırarak piyasaları daha öngörülebilir hale getirmeyi amaçlamaktadır. Yüzbinlerce işçi çalıştıran, döviz kazandıran ve üretim yapan sanayiciler ile ihracatçılar gelirleri üzerinden vergi öderken, hiçbir üretim katkısı olmadan döviz alım-satımıyla kazanç sağlayan bireylerin vergi ödememesi ya da buna göz yumulması, hem kamu vicdanını hem de ekonomik dengeyi zedelemektedir. Bu nedenle bireysel döviz kazançlarına yönelik, kanunen yüzde 15 ile yüzde 40 arasında uygulanması gereken vergi oranının fiilen hayata geçirilmesi önerilmektedir. Bu adım, mali adaleti sağlayacak, spekülatif davranışları caydırarak piyasaları daha öngörülebilir hale getirecektir. Sistem devreye girdiğinde kur istikrarı sağlanacak, bireyler yeniden TL’ye yönelecek, ithalat maliyetleri ve enerji fiyatları düşecek, faizler gerileyerek yatırım ortamı güçlenecektir. Böylece kısa vadeli kazanç hırsı yerine, üretim ve katma değere dayalı uzun vadeli yatırımlar öne çıkacaktır.