EKONOMİ
Yayınlanma : 06 Ekim 2025 10:34
Düzenleme : 06 Ekim 2025 10:34

Bulgaristan'da Euro'ya geçiş öncesi yatırım endişeleri: Makine ve inovasyona düşük harcama

Bulgaristan'da Euro'ya geçiş öncesi yatırım endişeleri: Makine ve inovasyona düşük harcama
Bulgaristan, Euro'ya geçiş öncesinde yatırımlarda durgunluk yaşıyor. Şirketlerin makine ve inovasyona düşük harcaması, finansmana erişim zorlukları ve eski ekipman kullanımı öne çıkan sorunlar arasında.

Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan, Euro'ya geçiş sürecinde zayıf yatırım potansiyeli ile dikkat çekiyor. Ülkede yatırımlarda yaşanan durgunluk ve üretken sermayeye yapılan harcamaların GSYİH'nın yaklaşık yüzde 18'ine ulaşması öngörülüyor. Bu durum, Hırvatistan ve Romanya gibi komşu ülkelerin gerisinde kalmasına neden oluyor.

YATIRIMLARDA YAVAŞLAMA VE NEDENLERİ

Ekonomik Analiz Konseyi Sekreteri Doç. Plamen Nenov, Bloomberg TV Bulgaristan'a yaptığı açıklamada, bu yavaşlamanın temel nedenlerinden birinin Bulgar şirketlerinin makine, ekipman ve inovasyona yaptığı düşük yatırım seviyesi olduğunu belirtti. Nenov ve çalışma arkadaşları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, pandemi öncesi yapılan bir ankette Bulgar işletmelerinin yüzde 80'inin Avrupa standartlarına göre eski kabul edilen makinelerle çalıştığı ortaya çıktı. Finansmana erişimdeki sistemik zorlukların, hem banka kredileri hem de KOBİ'ler için öz sermaye kısıtlamaları, modern ekipman ve inovasyona daha fazla yatırım yapılmasının önündeki en büyük engel olarak gösterildi.

BANKALAR VE KAMU FONLARININ ROLÜ

Bulgaristan'ın 1 Ocak'ta Euro'ya geçmesiyle bankaların daha düşük asgari rezerv gerekliliklerine tabi olacağı ve kredi koşullarında bir miktar iyileşme beklendiği belirtildi. Ancak Nenov, verimlilik ve şirket kârlarındaki artışın yatırım kararları üzerinde daha güçlü bir etkiye sahip olacağını vurguladı. "İnovasyon ve Rekabetçilik" Operasyonel Programı kapsamındaki hibelerin, yatırımları, satışları, kârları ve işgücü verimliliğini artırarak olumlu etkiler gösterdiği ifade edildi. Ancak bu sübvansiyonların evrensel bir çözüm olmadığı ve tercihen uzun vadeli yatırım potansiyeli olan firmalara yönelik hedeflenmesi gerektiği belirtildi. Analizde ayrıca, yargı yönetiminin iyileştirilmesi, borsaların yapılandırılması ve kamu fonlarının daha esnek kullanılması gibi yapısal reformlar önerildi. Muhasebe mevzuatında hızlandırılmış amortisman gibi uygulamaların da daha fazla yatırım yapan şirketleri teşvik edebileceği vurgulandı.