SİYASET
Yayınlanma : 28 Ağustos 2025 19:58
Düzenleme : 28 Ağustos 2025 20:00

Bülent Arınç'tan MHP lideri Devlet Bahçeli'ye destek

Bülent Arınç'tan MHP lideri Devlet Bahçeli'ye destek
Bülent Arınç, Bahçeli'nin terör örgütü PKK'nin lideri Öcalan'ın serbest bırakılmasına yönelik yaptığı 'umut hakkı' çağrısına ilişkin "Umut hakkı konusu Sayın Bahçeli'nin konuşmasıyla gündeme gelmişti. Mutlaka uygulanmalıdır, yerine gelmelidir'' dedi.

TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda konuşan 22. TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Umut hakkı konusu Sayın Bahçeli'nin konuşmasıyla gündeme gelmişti. Mutlaka uygulanmalıdır, yerine gelmelidir. Umut hakkı konusunda şu istifade edecek, bu istifade edecek diye düşünmeyelim. AİHM'in umut hakkı konusundaki kararının üzerinden belki on sene geçti. Müebbet hapse mahkum olanların bile bir gün çıkabileceklerini düşünmeleri mutlaka gerekir. Genel bir affa zaruri bir ihtiyaç olarak bakıyorum. Özellikle hak ihlallerinin had safhaya ulaştığı bir zamanda umumi bir affın sınırları, kapsamanı ve geçerlilik tarihi ve bazı suçların kapsam dışı kalmasıyla mutlaka düşünülmesinde ve tartışılmasında fayda var" dedi.

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun önceki TBMM başkanlarının dinlenileceği yedinci toplantısında 22. TBMM Başkanı Bülent Arınç geçmişten örnekler vererek sürecin olumlu bir şekilde ilerlemesi gerektiğine vurgu yaptı. Yaklaşık 40 dakika konuşan Arınç'ın konuşmasında öne çıkanlar ise şöyle:

"Geçmişten bu yana konuyla ilgilenen bir arkadaşınızım. En son başbakan yardımcısıyken 2009 - 2015 yılları arasında devam eden ve maalesef olumsuz sonuçlanan çözüm süreci içerisinde görev almıştım. O zaman da bu sorunun Meclis'te bir komisyonla sürdürülmesini ifade etmiştim. İYİ Parti dışında bütün partilerin burada olmasından mutluyum. Keşke o partide burada olsa görüşlerini söylese. Eminim onlar da kendi siyasetlerine uygun bir yolu dışarıdan takip edeceklerdir. Bir yıla yakın bir zaman öncesinde başlayan bu süreç olumlu bir şekilde devam ediyor.

Terörsüz Türkiye herkesin arzusudur ama bu komisyonun görevi bu süreci olumlu bir şekilde sonuca ulaştırmaktır. Bunun şartları da milli dayanışma yani toplumsal barıştır. Ben yıllardır siyasetin içindeyim hep Kürtlerle beraber siyaset yaptım. Hep Kürtlerle kardeş olduğumuzu ifade ettik. Fakat siyasi söylem itibariyle durum öyle bir noktaya geldi ki Kürt siyaseti yapanlar 'bırakın kardeşliği önce siz bizi eşit vatandaş olarak kabul edin' demeye başladılar. Hatta 'milletvekili, belediye başkanı seçiyoruz içeri atıyorsunuz, yerine kayyum atıyorsunuz. Biz nerede siyaset yapacağız' demeye başladılar. Bunlara verecek cevabımız olmalı, kuru hamasetle yola çıkılmaz. Bin yıldan beri gelen kardeşliği yok saymak hatta asimilasyon politikalarının bir şekilde hayata geçirilmiş olması bizim ayıbımızdır. Biz bunlardan artık vazgeçmeliyiz. Geldiğimiz nokta denizin bittiği, geminin karaya vurduğu bir noktadır. O yüzden bu iyi fırsatı değerlendirmeliyiz.

"TOPLUMSAL MUTABAKAT VAR MI; VAR"

Buradaki komisyondan ve dışarıdaki parti temsilcilerinden şunu rica ediyorum; geçmişe ait hangi söylemleri kullandıysanız bunları unutun. Bunları unutmazsanız radikal söylemler yolumuzu kesebilir. Önümüze bakalım. Yoksa Sayın Bahçeli'nin ekimden önce söyledikleriyle, Sayın Erdoğan'ın ekimden önce yaptıklarıyla olmaz.

Sayın Bahçeli'nin başlattığı sürece hepimiz şaşırdık. Bu kadar yukarıdan ve içimizden birisi söylese belki gülüp geçebileceğimiz şeylerin bir bu işe yıllardır karşı çıktığını deklare eden bir genel başkan tarafından söylenmesine önce şaşırdım. Eğer bu kadar yukarıdan başlanmasaydı bu noktaya gelemezdik. Bugün her şey yolunda yürümeye başladı. Bazen liderler öyle işler yaparlar ki tarihe bu adımlarıyla geçerler. Yeni başladığımız yol konvansiyonel silahlarla harp yapılması değildir. Yeni metotlarla bu süreci sonlandırmamız lazım. Toplumsal mutabakat var mı; var. 'Artık tabutlar gelmesin' dediğiniz zaman yüzde 90 bunu onaylar. Cumhuriyet bizim için en vazgeçilmezdir ama adında cumhuriyet olup da şeriatla yönetilen bazı ülkeler var. Bizim için cumhuriyet demokrasiyle taçlanan cumhuriyettir. Demokrasiden ne kadar uzak olursak adı cumhuriyet de olsa vatandaşına demokrasi adına vereceği hiçbir şey yoktur.

Terör örgütü PKK'nin lideri Abdullah Öcalan'a çağrıda bulunarak örgütün silah bırakma sürecini başlatan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli umut hakkından Öcalan'ın yararlanmasını talep etmişti. Bahçeli o konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı:

''Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, Umut Hakkı'nın kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın.''