Bitlis'in Mutki ilçesine bağlı Kavakbaşı Beldesi'nde, kuşaktan kuşağa aktarılan çömlekçilik geleneği, bölgedeki kadınların emeğiyle hem yaşatılıyor hem de aile bütçelerine önemli bir katkı sağlıyor. Erkeklerin dağ eteklerinden getirdiği özel toprak, kadınların maharetli ellerinde sanata dönüşüyor.
KADIN EMEĞİYLE ŞEKİLLENEN KÜLTÜREL MİRAS
Kadınlar, getirdikleri çamuru geleneksel yöntemlerle işleyerek güveç kapları, çanaklar, çömlekler, küpler, tandırlar, vazolar, sürahiler ve çeşitli süs eşyalarına hayat veriyor. Doğal yöntemlerle kurutulup pişirilen bu el emeği ürünler, Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle yemeklerin doğal lezzetini koruyan güveç kapları ve geleneksel kullanıma sahip tandırlar, en çok talep gören ürünler arasında yer alıyor. Bu süreç, sadece bir zanaatın sürdürülmesi değil, aynı zamanda kültürel bir mirasın da gelecek nesillere aktarılması anlamına geliyor.
30 YILLIK ÇANAK ÇÖMLEK USTASININ HAYAT HİKAYESİ
Kavakbaşı Beldesi'nde 30 yıldır çanak çömlek yaparak ailesini geçindiren Zübeyde Dündar, bu geleneğin kendisi için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Dündar, 15 yıl çıraklık yaptıktan sonra 15 yıldır usta olarak bu mesleği sürdürdüğünü ve tüm kazancının bu işten geldiğini belirtiyor. Atalarından miras kalan bu geleneği yaşatmanın gururunu yaşadığını dile getiriyor. Erkekler tarafından getirilen çamurun kadınların elinde şekil bulup satışa hazır hale geldiğini belirten Burhan Tapki de, güveç kabı, çömlek, testi, kurdezen ve tandır gibi ürünlerin yapıldığını ve bu ürünlerin sipariş üzerine satıldığını aktarıyor.


