Washington Post'un elde ettiği gizli bir ABD istihbarat raporuna göre, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş, Çin'in avantajlarını oldukça artırdı.
ÇİN'İN STRATEJİK HAMLELERİ
Analiz, Çin'in İran'daki çatışmayı askeri, ekonomik ve diplomatik alanlarda nasıl fırsata çevirdiğini detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. Raporu inceleyen iki ABD yetkilisi, bu değerlendirmenin Genelkurmay Başkanı General Dan Caine tarafından hazırlandığını belirtti. Çin, İran'ı silahlandırmanın yanı sıra Körfez ülkelerine de İran'a karşı silah satışı yaparak Orta Doğu'daki nüfuzunu güçlendirdi. Bu durum, ABD sistemleriyle yan yana konuşlandırılan Çin yapımı sistemlerin büyük bir güvenlik tehdidi oluşturmasına neden oldu.
JEOPOLİTİK MALİYETLER
Rapor, Başkan Donald Trump'ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yüksek riskli görüşmelere başladığı dönemde, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin jeopolitik maliyetleri açısından Pentagon'da alarm yarattığını ifade ediyor. 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran savaşını başlatmasından bu yana, Çin, ABD müttefikleri olan Arap ülkelerine silah satışı yaparak askeri üslerini korumakta zorlanan bu ülkelerin güvenliğini artırmayı hedefliyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla enerji ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ülkelere yardım sağlıyor. Çin, bu çatışmada katılmadığı halde çok daha güçlü bir konuma gelmiş durumda. Pentagon sözcüsü Sean Parnell, küresel güç dengesinin, ABD dışında herhangi bir ulusa kaydığı yönündeki iddiaların yanlış olduğunu savundu. Beyaz Saray sözcüsü Olivia Wales ise ABD ordusunun İran rejiminin askeri kapasitesini yok ettiğini ve başarılı deniz ablukalarıyla ekonomisini boğduğunu vurguladı. Çin Büyükelçiliği sözcüsü Liu Pengyu, Pekin'in barışı teşvik etmeye kararlı olduğunu ifade ederek, mevcut önceliğin çatışmaların yeniden başlamasını engellemek olduğunu belirtti. Uzmanlar ise bu bulguların, Çin'in savaşa verdiği tepkiye dair yeni istihbaratlar sunduğunu düşünüyor.



