Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) fonları, özellikle altın ve altına endeksli yatırımlar sayesinde son dönemde dikkat çekici bir performans sergiliyor. Uzmanlar, bu eğilimin 2026 yılına kadar devam edebileceği öngörüsünde bulunuyor.
BES fonlarında altın rüzgarı
Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre, BES'te kıymetli maden fonlarının toplam büyüklüğü geçen yılın sonundaki 396 milyar liradan eylül sonunda 755 milyar liraya fırladı. Bu fonların sistemdeki payı ise yüzde 39,5'ten yüzde 49,5'e yükseldi. Yatırımcı sayısı da artış göstererek, kıymetli maden fonları kaynaklı sözleşme sayısı 6,7 milyondan 7,5 milyona ulaştı.
Yatırımcıların altını tercih etme nedenleri
Bireysel Emeklilik Uzmanı Zeynep Candan Aktaş, altın fonlarına olan ilginin artmasında altının son bir yıldaki güçlü performansının etkili olduğunu belirtiyor. Aktaş, yurt içinde dolar/TL kurundaki artışların da altın fiyatlarını destekleyerek yatırımcılar için cazip hale getirdiğini vurguluyor. Güvenli liman olarak görülen altın, uluslararası çatışmalar ve jeopolitik riskler gibi faktörlerle de öne çıkıyor. Yüksek enflasyondan korunma güdüsü ve yurt içi talep artışı da bu yükselişi destekliyor.
Gelecek beklentileri ve çeşitlendirme önerileri
Aktaş, 2026'da farklı bir yatırım aracında belirgin bir trend oluşmadığı sürece altın yatırımlarının BES fonlarındaki ağırlığını koruyacağını düşünüyor. BES'in uzun vadeli bir yatırım olduğunu hatırlatan Aktaş, katılımcılara portföylerini çeşitlendirmeleri ve vadeyi gözeterek yatırım yapmaları tavsiyesinde bulunuyor. Altın, gümüş, hisse senetleri, dış borçlanma araçları ve karma fonlar gibi farklı araçlarla çeşitlendirme yapılabileceğini belirtiyor.



