GÜNDEM
Yayınlanma : 05 Temmuz 2026 04:20
Düzenleme : 05 Temmuz 2026 04:20

Başbağlar katliamı davası yeniden açılmalı mı?

Başbağlar katliamı davası yeniden açılmalı mı?
Başbağlar köyünde 33 yıl önce yaşanan katliamın ardından adalet arayışında ailenin hikayesi ve yargılamada yaşanan aksaklıklar gün yüzüne çıkıyor.

Bugün 5 Temmuz. Tam 33 yıl önce, 5 Temmuz 1993’te Türkiye, Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde korkunç bir katliama tanıklık etti. PKK'lı 100 terörist, köyü basarak 28 kişiyi kurşuna dizdi ve köyü ateşe verdi. Bu olay, köydeki huzuru tamamen bozdu. Bazı aileler, acılarını dindirmek için İstanbul'a taşınmak zorunda kaldı.

KATLİAMIN DEHŞETİ

O gün, akşam ezanı sırasında, telefon hatlarını kesen teröristler köye baskın düzenledi. Kadınlar dere kenarında, erkekler köy meydanında toplandı. Propaganda yapıldıktan sonra erkeklerin üzerine ateş açıldı. 28 kişi burada katledildi. Evler, cami ve okul da ateşe verilerek yakıldı, 5 kişi alevler içinde can verdi. Bu trajedinin acısı, 33 yıl geçmesine rağmen hala tazeliğini koruyor.

YARGILAMA SÜRECİNDEKİ GARABETLER

Katliamın ardından hukuk mücadelesi başladı. İlk gözaltılar yapıldı; 20 kişi yakalandı. Ancak dava süreci, güvenlik gerekçesiyle Erzincan'dan İzmir DGM’ye taşındı. Burada yaşanan usul hataları ve delil eksiklikleri, yargılamanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesini engelledi. 1998'deki takipsizlik kararları, mağdur ailelerin umutlarını suya düşürdü. Yargılanan sanıkların 18’i beraat ederken, sadece 2 sanık mahkum oldu. Son olarak, 2019’da başlatılan yeni soruşturma ile birlikte, 29 yıl aradan sonra yeni bir iddianame hazırlandı. Ancak, bu davada da adaletin ne kadar sağlanabileceği büyük bir soru işareti olarak kalıyor. Başbağlar’ın acısı, adalet arayışında devam ediyor. Katillerin bulunması ve adaletin sağlanması için ailelerin çağrıları sürüyor.