EKONOMİ
Yayınlanma : 01 Ocak 2026 11:45
Düzenleme : 01 Ocak 2026 11:45

Bakır, 15 Yılın Zirvesini Görerek Tarih Yazdı: Neler Oluyor?

Bakır, 15 Yılın Zirvesini Görerek Tarih Yazdı: Neler Oluyor?
Bakır, 2009'dan bu yana en hızlı yıllık yükselişini kaydederek rekor kırdı. Arz sıkıntısı endişeleri, küresel talep artışı ve yeşil enerjiye olan yönelim fiyatları zirveye taşıdı.

Emtia piyasasında, özellikle baz metallerde yaşanan sert yükselişler dikkat çekerken, bakır bu yükselişte başı çekti ve 2009 yılından bu yana en hızlı yıllık artışını kaydederek adeta tarih yazdı.

ABD Merkez Bankası ve Arz Endişeleri Fiyatları Uçurdu

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine başlaması, reel faizlerin gerilemesi ve dolara olan talebin azalması, bakır fiyatları için önemli bir destekleyici unsur oldu. Geçtiğimiz yıl, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikaları ve arzla ilgili endişeler bakır fiyatlarını yakından etkiledi. Yıla 3,99 dolardan başlayan bakırın libresi, Trump'ın temmuz ayında bakır ithalatına yüzde 50 vergi getireceklerini duyurmasının ardından 5,92 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Ancak, Trump yönetiminden gelen "bakır ithalatına yönelik gümrük vergisinin rafine bakırdan üretilen bazı ürünlerde uygulanmayacağına" yönelik haber akışı bakırı 4,31 dolara kadar düşürse de, özellikle arzla ilgili endişeler fiyatların tekrar yükselmesine neden olarak yılı 5,64 dolardan tamamlamasını sağladı.

Küresel Talep ve Yapısal Dönüşümler Bakırı Destekliyor

Bakırın libresi 2025'te %41,9 artışla 2009'dan bu yana en hızlı yükselişini gerçekleştirdi. 2009 yılında ise %144,8 değer kazanmıştı. ABD merkezli Freeport McMoran şirketinin Endonezya'daki Grasberg maden ocağında meydana gelen kazanın bakır arzını olumsuz etkilemesi, fiyatlardaki yükselişin önemli nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Dünyanın bakır arzının yaklaşık %3,2'sini oluşturan Grasberg madeninin olumsuz etkilenmesi, bakır fiyatlarının artmasına yol açtı. Çin'deki güçlü talep de bakırı destekleyen bir diğer önemli faktör oldu. Tarife endişeleri nedeniyle ABD'ye bakır akışının devam etmesiyle artan arz sıkıntısı endişeleri de bakır fiyatlarının yükselmesine katkı sağladı. Bakır, aynı zamanda gümüş gibi yeşil enerji dönüşümünde de talep gören bir ürün olarak öne çıkıyor. Küresel büyüme beklentilerinin iyileşmesi ve yapay zeka yatırımlarının artması da bakır fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Elektrikli araç yatırımlarının artması ve küresel elektrik şebekelerinin yenilenmesi de bakır talebinin gücünü koruyacağını gösteriyor. Çin ekonomisine ilişkin endişelere rağmen ABD, Avrupa ve Hindistan'dan gelen talebin devam etmesi bekleniyor. Bakır, savunma sanayisinde de önemli bir kullanım alanına sahip.

Arz Açığı Öngörüleri ve Yatırımcı İlgisi

Ak Yatırım Uluslararası Piyasalar Stratejisti Uraz Çay, bakırdaki yükselişte 2025'in son çeyreğine girerken yaşanan olayların, değişen risklerin ve öngörülerin büyük rol oynadığını belirtti. Eylül ayı sonuna doğru Endonezya'daki dünyanın en büyük ikinci bakır madeninin kapatılmasının, son çeyrekteki hareketin ilk tetikleyicisi olduğunu ve bu gelişmenin 2026 yılına dair arz açığı öngörülerini gündeme getirdiğini ifade etti. Çay, ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed'e yönelik bağımsızlık risklerini artırmasının da reel varlıklara ve emtia dünyasına talebi artırdığını dile getirdi. Dolar endeksindeki %10'luk düşüşün de bu duruma katkı sağladığını ekledi. Üçüncü önemli faktör olarak global ekonomik büyümeye dair 2026 beklentilerinin olumlu yönde revize edilmesini gösteren Çay, Fed'in aralık ayı toplantısında banka üyelerinin 2026 yılına dair ABD reel büyüme beklentisini yukarı revize ettiğini belirtti. Almanya'nın savunma sanayisi ve altyapı paketinin Avrupa'da büyümeye heyecan kattığını ve Trump yönetiminin tarife risklerinin 2025'in ikinci yarısında azaldığını vurguladı. Çay, küresel yatırım bankalarının bakır için 2026 yılı beklentilerinin olumlu olduğunu ve bakırın yeşil enerji, savunma, sanayi ve yapay zeka gibi geniş bir yelpazede yapısal olarak yer bulmasının talep tarafını pozitif etkilediğini söyledi. 2025'in son çeyreğinin çok iyi geçmesi nedeniyle 2026'nın ilk çeyreğinde bir düzeltme yaşanabileceğini ancak genel yükseliş trendinin devam edeceğini öngördü.