SİYASET
Yayınlanma : 03 Eylül 2025 10:15
Düzenleme : 03 Eylül 2025 10:18

Bakan Tunç, Özgür Özel'e tepki gösterdi

Bakan Tunç, Özgür Özel'e tepki gösterdi
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalarla ilgili CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarını eleştirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının belediyelere yönelik soruşturmalarına değinen Tunç, "CHP Genel Başkanı soruşturmanın başından bu yana soruşturmayı etkilemeye yönelik haddini aşan bazı sözlerle yargı mensuplarımızı, cumhuriyet savcılarımızı özellikle tehdit ve karalamaya varan ifadeler ve sözler kullandığını hep beraber şu geçtiğimiz 4-5 ayda görüyoruz." dedi.

Soruşturmanın başından bu yana Özel'in, dosya içeriğini bilmeden önyargılı davranarak "siyasi soruşturma" olarak nitelediğini aktaran Tunç, "Bu soruşturmaları, bu adli soruşturmaları sanki bir siyasi soruşturmaymış gibi bunları Cumhurbaşkanımızla da ilişkilendirmeye çalışarak bir algı çalışması gerçekleştirmeye çalıştı. Bunlar doğru değil. Bir adli soruşturma var ortada." değerlendirmesinde bulundu.

CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alınmasına ilişkin "para kuleleri" görüntülerinin ardından sürecin devam ettiğini ve ihbar neticesinde soruşturma başladığını belirten Tunç, bazı ilçe belediyelerine de yansıyan ve "birtakım ihalelerde usulsüzlük iddialarının" gündeme geldiğini ifade etti.

İhbar üzerine savcılık makamının Ceza Muhakemesi Kanunu gereği harekete geçmek zorunda olduğuna işaret eden Tunç, "İhbarlar, itiraflar, deliller karşısında cumhuriyet savcılarının görevini yapmamasını beklemek hukuk devletiyle bağdaşmaz. Cumhuriyet savcıları görevlerini yapıyor." dedi.

Savcılıkça alınan gözaltı kararlarının sulh ceza hakimlerince değerlendirildiğini, sulh ceza hakimliği kararlarının da itiraz üzerine asliye ceza mahkemelerince karara bağlandığını dile getiren Tunç, şöyle devam etti:

"Burada tek bir kişi karar vermiyor. Bir yargı mekanizması içerisinde, itiraz mekanizması içerisinde yürüyen süreçler var. Elbette ki kişilerin savunma hakkı en anayasal hakları ve kutsal bir hak. Masumiyet karinesine önem veriyoruz. Masumiyet karinesi kapsamında soruşturmayı etkileyecek, soruşturmanın içeriğini bilmeden, delilleri bilmeden birtakım yorumlar yapmak, kişileri suçlu ya da soruşturmayı etkileyecek şekilde 'burada suç yoktur, bu siyasi soruşturmadır' demek doğru değil. Hukuki olmaz. Ana muhalefet partisi genel başkanının ve Cumhuriyet Halk Partili siyasetçilerin bu konularda yorum yaparken yargıyı etkilemeye yönelik beyanlardan kaçınmaları gerekir. Hepimizin kaçınması gerekir. Yargı hepimizin yargısı."

Adalet Bakanı Tunç, yargı kararlarının eleştirilebileceğini ancak tehdide varan, hakarete varan cümlelerin kullanılamayacağını dile getirdi.

"Hep beraber soruşturmaların seyrini beklemek durumundayız." ifadelerini kullanan Tunç, iddianame yazım süreçlerinin devam ettiğini, diğer yandan diğer belediyelerle ilgili de yeni suçüstü durumlarının yaşandığını belirtti.

Soruşturmalara ilişkin deliller kapsamında değerlendirme yapacak makamın tarafsız ve bağımsız yargı olduğunu vurgulayan Tunç, "Yargıyı rahat bırakmamız lazım." dedi.

İddianame yazımının ardından ilk derece mahkemesinde yargılamaların yapılacağını belirten Tunç, sürecin orada bitmeyeceğini ve itiraz yollarının açık olacağını dile getirdi.

Bakan Tunç, "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı'nın bakanlığımıza yönelik sorduğu yazılı soru önergesi ile ilgili olarak yazılı cevaplarımızı biz Meclis Başkanlığına göndereceğiz." ifadesini kullandı.

"Türkiye'de ikili bir hukuk sistemi mi var?" şeklindeki sorunun da kabul edilemez olduğunu belirten Tunç, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasal bir devlettir. Demokratik hukuk devletidir. Anayasamızın kuralları, kanunlarımızın ortaya koyduğu kurallar işlemektedir ve bu kurallar çerçevesinde yargı da görevini yapmaktadır. Türkiye'de ikili hukuk sistemi yoktur. Tek bir hukuk sistemi vardır. O da demokratik hukuk sistemidir." diye konuştu.

Geçmişte yargıda vesayetçi anlayışın yer aldığı günlerin yaşandığını belirten Tunç, "Muhtıralara, darbelere destek veren bir yargı sistemiyle karşı karşıyaydık. O yargı sistemi yok artık. Artık Türkiye'de vesayetçi anlayıştan arınmış, yolsuzluktan da hesap soran, hukuksuzluktan da hesap soran, darbeciden de muhtıracıdan da hesap soran, demokratik bir hukuk devletine saygı duyan, milli iradeye saygı duyan bir yargı sistemi var. O nedenle ikili hukuk sistemi vesaire bunları kabul etmiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Tunç, Özel'in, "bazı hakim ve savcılarla ilgili Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) yapılan şikayetlerle ilgili neden HSK'nin toplantıya çağrılmadığı" yönündeki sorusunun hatırlatılması üzerine, "HSK gerekli soruşturmaları gerçekleştiriyor. Gerekli toplantıları ne zaman yapacağına da karar verip yapıp gerekli kararları veriyor." ifadelerini kullandı.