İngiltere'de resmi verilere göre yaklaşık 510 bin erkek prostat kanseriyle yaşamını sürdürüyor veya bu hastalığı atlatmış durumda. Ancak buna rağmen, her yıl 10 binden fazla erkek bu kanser türü nedeniyle hayatını kaybediyor. Uzmanlar, dünya genelinde giderek yaygınlaşan prostat kanseri için erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle aile içinde kurulacak iletişimin, erken teşhis sürecinde kritik bir rol oynadığı vurgulanıyor. Bu nedenle, erkeklerin babalarıyla sağlık konularında açıkça konuşmasının, olası risklerin erken fark edilmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Sağlık Konularında Sessizliğin Bedeli
Radyasyon onkoloğu Dr. Jiri Kubes, pek çok erkeğin kişisel sağlık sorunlarını dile getirmekte zorlandığını, ancak bu sessizliğin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Dr. Kubes, "Erkeklerin doktora gitmeyi erteleme eğiliminde olduğunu biliyoruz. Oysa basit sorular ve nazik hatırlatmalar, zamanında bir hekime başvurulmasını sağlayabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Erken Tanıya Götüren Temel Sorular
Uzmanlara göre, daha erken tanı ve hızlı tedaviye olanak tanıyabilecek dört temel soru öne çıkıyor. Bu sorulardan ilki, ailede prostat kanseri öyküsünün olup olmadığıdır. Baba veya erkek kardeş gibi birinci derece akrabalarda prostat kanseri görülmesi, bireyde belirgin bir risk artışına neden oluyor. Uzmanlar, dede ve amca gibi daha uzak akrabalarda dahi hastalık öyküsü bulunmasının riski yükselttiğini belirtiyor. Dr. Kubes, ailesinde prostat kanseri bulunan veya bu konuda endişe duyan erkeklerin, PSA testi için aile hekimine danışmasının önemini vurguladı. Testin kusursuz olmasa da, erken evrede saptanabilecek anormallikler açısından değerli olduğunu ekledi. Prostat kanseri, çoğu zaman erken evrede belirti vermese de, idrar düzeninde farklılıklara yol açabiliyor. Uzmanlar, sık idrara çıkma, gece tuvalete kalkma ihtiyacı, idrar yaparken zorlanma, zayıf idrar akışı veya mesanenin tam boşalmadığı hissi gibi şikayetlerin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Bu belirtilerin mutlaka kanser anlamına gelmediği, ancak bir aile hekimiyle görüşülmesi gerektiği ifade ediliyor. İdrarda kan görülmesi, prostat kanserinin yanı sıra mesane ve böbrek kanserlerinin de önemli bir uyarı işareti olarak kabul ediliyor. Dr. Kubes, "Bir kez bile kan görülmesi durumunda beklemek yerine mutlaka doktora başvurulmalı. Erken teşhis, hayat kurtarıcı olabilir" uyarısında bulundu. ONS Sağlık Araştırması'na göre, erkeklerin yalnızca üçte biri son bir ay içinde aile hekimiyle iletişime geçmiş durumda. Kadınlarda ise bu oran yüzde 45'in üzerinde. Uzmanlar, erkeklerin sağlık sorunlarını görmezden gelme eğiliminin, küçük şikayetlerin zamanla ciddi hastalıklara dönüşmesine neden olabileceği konusunda uyarıyor. Dr. Kubes, "Sağlık hakkında açık konuşmalar yapmak ve küçük sorunları bile kontrol ettirmek, prostat kanseri gibi sinsi hastalıklarla mücadelede en güçlü silahlarımızdan biri" diyerek aileleri iletişime geçmeye çağırdı.



