Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın tüm dünyaya 'Geleceğin Şehri' olarak tanıttığı, 170 kilometrelik devasa aynalı şehir projesi The Line, büyük bir mali ve insani çöküş yaşıyor. Başlangıçta 9 milyon insanın yaşayacağı, uçan arabalar ve asma parklarla dolu bir bilim kurgu fantezisi olarak lanse edilen proje, şimdilerde Kızıldeniz suyuyla soğutulan sıradan bir 'veri merkezine' indirgeniyor. Projenin iptali, petrol gelirlerindeki düşüş ve Expo 2030 ile 2034 Dünya Kupası gibi devasa harcamaların yaklaşmasıyla Suudi Arabistan'ı acı bir gerçeklikle yüzleştirdi.
NEOM PROJESİNİN GERÇEK MALİYETİ VE MANİPÜLASYON İDDİALARI
Başlangıçta 500 milyar dolarlık bir proje olarak duyurulan Neom'un gerçek maliyetinin 2080 yılına kadar astronomik bir rakama, tam 8,8 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bu rakam, Suudi Arabistan bütçesinin 25 katına denk geliyor. Daha da endişe verici olanı, denetçilerin finansal modellerde 'kasıtlı manipülasyon' tespit etmesi. Yöneticilerin, projeyi kârlı göstermek amacıyla gelecekteki otel gelirlerini şişirerek devleti ve yatırımcıları yanıltmaya çalıştığı iddia ediliyor.
PROJENİN DİĞER KOLARINDA DA ÇÖKÜŞ VE İNSANİ BOYUT
Neom'un çöküşü sadece The Line ile sınırlı kalmadı. Projenin bir parçası olan ve 2029 Asya Kış Oyunları'na ev sahipliği yapması planlanan Trojena dağ tesisi iptal edilerek oyunlar Kazakistan'a (Almatı) kaptırıldı. Lüks turizm adası Sindalah'ın inşası ise yaşanan gecikmeler nedeniyle başka bir geliştiriciye devredildi. Projenin en karanlık yüzü ise finansal değil, insani boyutu. İngiliz ITV kanalının bir belgeseline göre, bu 'gelecek vizyonunun' inşaatlarında çalışan Hindistan, Bangladeş ve Nepal uyruklu tam 21.000 göçmen işçi hayatını kaybetti. Riyad yönetimi bu rakamları reddetse de, The Line projesi artık bir mimari harikadan çok, bir 'işçi mezarlığı' ve devasa bir israf anıtı olarak anılıyor.



