Avustralya, dünyanın üçüncü büyük altın üreticisi olmasına rağmen, son dönemde 'amatör' altın avcılarının akınına uğruyor. Yaklaşık 300-400 bin TL gibi bir yatırımla yola çıkanlar, doğru şansla yatırdıkları parayı beş, hatta on katına çıkarabiliyor. Ancak bu 'parlak' hayalin ardında, sınır dışı edilme tehlikesinden ölümcül yılanlara kadar uzanan sert gerçekler yatıyor.
BİN DOLARA BİLE MAL OLMAYAN İZİNLER
Avustralya topraklarının altında hala yaklaşık 500 milyar dolar değerinde altın bulunduğu tahmin ediliyor. Amatör altın arayıcıları, sadece yaklaşık 1400 TL gibi sembolik bir ücret karşılığında madencilik izni alabiliyorlar. Özellikle Batı Avustralya'da tek bir bölgeden 20 kilogram altın çıkarma potansiyeli, binlerce kişiyi bu ıssız doğa koşullarına çekiyor. Bu durum, yerel halk ve yetkililer arasında da tartışmalara yol açıyor.
YASAKLAR VE DOĞANIN TEHLİKELERİ
Bu maceraperestlerin karşılaştığı en büyük engellerden biri, teknolojik ekipmanlara getirilen kısıtlamalar. Avustralya hükümeti, amatörlerin 'mekanik' kazı yapmasını kesinlikle yasaklıyor. Elektrikli veya pilli hiçbir ekipman kullanımı mümkün değil. Polis, üzerinde metal dedektörü bulunan kişilere hem altına hem de cihaza el koyarak anında sınır dışı ediyor. Sadece kürek, kazma, tava ve elek gibi ilkel aletlere izin veriliyor. Altın arayanları bekleyen tehlikeler bunlarla sınırlı değil; ölümcül yılanlar, zehirli böcekler, aç dingo sürüleri, 45 dereceyi bulan kavurucu sıcaklar ve iletişim imkanlarının sıfır olması, bu 'altın akınını' oldukça riskli hale getiriyor.



