Avrupa'da yapılan son anketler, ABD'nin artık eskisi gibi bir dost olarak görülmediğini ortaya koyuyor. Politico için Cluster17 tarafından gerçekleştirilen Avrupa Pulse anketine göre, özellikle Trump yönetimindeki ABD'nin Avrupa halkları tarafından giderek daha fazla bir tehdit olarak algılanması dikkat çekiyor.
ABD TEHDİT OLARAK GÖRÜLÜYOR
13-21 Mart tarihleri arasında Polonya, İspanya, Belçika, Fransa, Almanya ve İtalya gibi altı Avrupa ülkesinde 6.698 kişiyle yapılan anket sonuçları çarpıcı. Katılımcıların yalnızca yüzde 12'si ABD'yi yakın bir müttefik olarak tanımlarken, yüzde 36'sı ise ABD'yi bir tehdit olarak değerlendirdi. ABD Başkanı Trump'ın 2016-2020 dönemi başkanlığında NATO ve AB ülkelerine yönelik ekonomi ve savunma konularındaki sert eleştirilerine rağmen fiili bir sürtüşme yaşanmamıştı. Ancak 2024 Kasım'ında göreve gelen Trump, eleştirilerini daha da sertleştirerek hem Ukrayna savunmasına desteği azaltmış, hem Grönland ve Kanada'yı ilhak tehdidinde bulunmuş, hem de İran'a karşı başlattığı savaşa AB ülkelerinin destek vermemesi üzerine NATO'dan çekilme tehditleri savurmuştu.
RUSYA EN BÜYÜK TEHDİT AMA ABD DE GÜVEN KAYBEDİYOR
Trump'ın bu tutumu, AB halklarının ABD ile ilişkilere olan güvenini sarsmanın yanı sıra ABD'ye karşı bir tehdit algısı da oluşturdu. Ankete göre İtalya'da katılımcıların yüzde 46'sı, Belçika'da yüzde 42'si, Fransa'da yüzde 37'si ve Almanya'da yüzde 30'u ABD'yi tehdit olarak görüyor. İlginç bir şekilde, katılımcıların yüzde 29'u Çin'i tehdit olarak görse de, ABD'nin bu konuda Çin'in gerisinde kalması dikkat çekici bir istatistik. Buna karşılık, söz konusu ülkelerdeki katılımcıların yüzde 70'i hala Rusya'yı en büyük tehdit olarak görmeye devam ediyor. Anket ayrıca "stratejik özerklik" fikrine de güçlü bir destek olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 76'sı, bir NATO müttefiki saldırıya uğrarsa kendi ülkelerinin asker göndermesini destekliyor. Bu oran, söz konusu ülke bir AB üyesiyse yüzde 81'e yükseliyor. Ancak bireysel düzeyde destek daha sınırlı; katılımcıların yalnızca yüzde 19'u kendi ülkeleri saldırıya uğrarsa silah alıp savaşacağını belirtiyor. Diğerleri ise lojistik destek, savaş dışı roller veya dolaylı destek gibi farklı katkı yöntemlerini tercih ediyor.



