AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında, dış politikadaki güncel gelişmeler ve Avrupa Birliği'nin (AB) tutumu masaya yatırıldı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı sonrasında yaptığı açıklamalarda, AB'nin krizlere karşı bütüncül bir hareket edemediğini vurgulayarak, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi de içine katarak bazı ülkelerin Avrupa'ya nüfuz etmesinin engellenmesi gerektiği yönündeki açıklamalarını talihsiz ve AB'nin mevcut durumunu gösteren temel bir açıklama olarak değerlendirdi.
ADAY ÜLKEYE ÇİFTE STANDART VE ZİHNİYET BOZUKLUĞU
Çelik, Türkiye gibi AB'ye aday bir ülkeye karşıt konumda değerlendirme yapılmasının, göç ve güvenlik konularında sürekli kapı çalanların zihniyetini açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Ursula von der Leyen'e, bir AB Komisyonu Başkanı olarak aday bir ülkeye yönelik bu çifte standardın ideolojik temellerinin ne olduğu sorusunu yöneltti. AB'nin ekonomik bir güç haline gelmesine rağmen hiçbir zaman siyasi veya stratejik bir güç olamadığını, hatta kendi güvenliğini bile sağlayamayan bir birlik konumunda olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, aday ülke Türkiye'nin etkisini engellemeye yönelik bir tutum içine girilmesinin, AB'nin neden bu halde olduğunu açıkça gösterdiğini vurguladı.
GÜÇLÜ TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİ YERİNE ENGELLER
Çelik, eğer Türkiye Balkanları ve Avrupa'yı domine edecek kadar büyük bir güç ise, normal bir siyasi aklın Türkiye ile iş birliği yapmayı gerektireceğini dile getirdi. Von der Leyen'in açıklamalarının satır aralarında Türkiye'nin gücünü itiraf ettiğini belirten Çelik, “Onu bu kadar güçlü görüyorsanız, Balkanları domine edecek kadar etkili kabul ediyorsanız, o zaman doğru olan bu aday ülkeyle iş birliği yapmaktır. Bu vizyondan çok uzaklar ama bu vizyona ulaşmalarını temenni ediyoruz” dedi. Ayrıca, ABD-İran gerilimi ve Gazze'deki insani felakete de değinen Çelik, İsrail'in yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve ikinci aşamaya geçilmesini engellediğini sözlerine ekledi.



